EĞİTİMİN İDEALİ / Osman DAĞ / Köşe Yazısı - Osman DAĞ

20.4.2020 11:06:11
Osman DAĞ

Osman DAĞ

EĞİTİMİN İDEALİ

 

Okullar bir toplumu eğitmenin yeri olarak başta gelir. Aynı zamanda iş sahibi olmak için de okullara başvururuz.  Beklenti büyük ancak gerçeği o kadar ideal değildir.

Günümüzde üniversiteyi okumanın baştaki amacı bir işe girmek olarak görülür. Okula gideyim, bitireyim sonra da çalışayım. Bu durumda okullar bilginin edinildiği yer olmaktan çok diplomanın dağıtıldığı yer olarak görülür. O diplomayı almak için de çeşitli derslerden geçer not alarak geçmek gerekir. “O bilgileri nerede kullanacağız?” sorusunu sormaya gerek yoktur. Aldığım bilgiler beni diplomaya götürüyor mu? Yeterlidir. Üniversite sınavına hazırlanırken amaç; bir soru daha fazla doğru yapma amacı güderiz. Sınavda sorulabilecek kitapları okumak yerine özetini okumak yeterli görülür. Sabah, öğle, akşam ders çalışmak, olmazsa olmazdır. Misafir gelmiş, amcalar halalar ziyaret edilmesi lazım, önemli mi? Yeter ki ders çalışsın çocuğumuz.

Menfi bir amaçla alınan bilgiler kişiye haz verdiği söylenemez. Belli bir süreliğine alınır. Sonra da unutulur gider. Uyuşturucu köpeği belli kokuya duyarlıdır. O kokuyu aldı mı hemen tepki verir. Teşbihte hata olmazsa söyleyelim. Öğrenci “doğru seçeneğe duyarlı” modunda ders çalışır. Oysa Milli Eğitimin müfredatı bu amacı gütmez. Lise, üniversite biter sıkıntı başlar. Okula devam eden aşağı yukarı her öğrenci bitirdikten sonra memur veya benzeri bir durumu hayal eder. Bitirdikten sonra beklentisi gerçekleşmeyince büyük hayal kırıklığı yaşar.

Bir işletme fakültesinde yapılan ankette öğrencilere şu soru sorulur. “Okulu bitirdikten sonra ne yapacaksın?” verilen cevabın ezici çoğunluğu ‘bir işletmede çalışacağıdır’. Oysa işletme fakültesinde bir işletmenin; nerede, hangi sektörde, nasıl kurulacağı en tafsilatlı şekilde öğretilir. Öğrenim süresince ‘bu bilgiyi nerede kullanırım’dan daha çok, okulu bitirmeye odaklanmıştır. Ben şu işi yapmak istiyorum. Bunun için şu okulu okumam lazım, diyen bir öğrenci için bütün bilgiler önemlidir. Hiçbir ayrıntıyı gözünden kaçırmak istemez. Eleman olmaktan daha çok iş kurucusu olma peşindedir. Bu tür öğrenci okuldaki müfredatla yetinmez. Müfredat dışındaki bilgilerle de ilgilenir.  Üreticidir, girişimcidir, var olanla yetinmeyendir. Böyle biri bir ülkenin kaderini değiştirebilir.

Feridüddin Attar: ‘dostum, derdin yoksa git pazardan bir dert satın al, eğer bulamasan gel sana kendi derdimi ödünç vereyim’ der. Kendi derdinden vazgeçmez. Dert kişiyi harekete geçirir. Peki, neyi dert edinecek? Hani şu toplumun kusurlarını say denildiğinde, saymakla bitiremediği kusurları telafi etmeyi dert edinecek. İlim ışık gibidir yolumuzu aydınlatır, yol gösterir. İçinde yaşadığımız milletimiz fakir ise fakirliği, cahil ise cahilliği, iyi ise daha iyisini dert edinmeli. Yokluktan dolayı kızmak yerine yoksulluğu telafiyi, toplum ifsat olmuşsa ıslahı dert edinmeli. Cehalet sarmışsa etrafı, yarmak için ilim kılıcını kuşanmayı dert edinmeli.

Toplumun içinde faal olan biri toplumun derdiyle dertlenir. İhtiyaçlarını kendi ihtiyacı olarak görür. Bu durumda özellikle üniversiteye hazırlanan bir öğrenci ailesi, akrabaları ile hemhal olması öğrencinin azmini arttırması beklenir. Toplumdan uzak kalan birisi ancak kendisini düşünür. Toplumu tanıması pek mümkün olmaz. Aileler yemez yedirir, içmez içirir öğrencisine. Darbe yiyen bir çivi daha sağlam tutunur. Sıkıntı yaşamamış bir öğrenci için dünya her zaman güllük gülistanlıktır. Onun için kış mevsimi yoktur. Hatta sonbahar bile yoktur. Çünkü ailesi ona her zaman baharı yaşatmıştır.

Son alarak şunu diyelim. Çocuğumuz bizimle birlikte yaşasın. Bizim yaşadığımızı o da yaşasın. Sera altı bir hayatı olmasın. Okulu iş için bir araç olarak değil bilginin edindiği yer olarak görsün. Toplumla iç içe olsun.

 #eğitim #idealeğitim #eğitimdesorumluluk #eğitimlediriliş #eğitimledirilişdergisi

Bu yazı toplam 375 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
Mustafa yıldız
20 Nisan 2020 Pazartesi 11:43
11:43
Tebrik Osman hocam kaleminize sağlık güzel bir yazı olmuş
Yazarın Diğer Yazıları

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Eğitimle Diriliş Dergisi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Güneş dünası panel tarımsal sulama