İSLAM’IN DİRİLİŞ ERLERİ OLALIM / Köşe Yazısı - İrfan ÇELENK

17.2.2021 09:47:10
İrfan ÇELENK

İrfan ÇELENK

 

İSLAM’IN DİRİLİŞ ERLERİ OLALIM

İlk insanla başlayan hak batıl mücadelesinde tüm Müslümanlar hakkın yegâne temsilcisi olmalıdır. Bu dava sadece peygamberlerin davası değildir, tüm müminlerin davasıdır. Tüm müminler bu davanın mücadelesinden ve başarıya ulaşmasından sorumludur. Bu dava aynı zamanda her bireyin kendini kurtarma davasıdır. Bu mücadele herkesin hesabının görüldüğü mahşer gününde Allahın huzuruna alnı ak bir şekilde varabilme mücadelesidir.

Müslümanlar diriliş neslinin birer neferi olmalıdır. Tüm Müslümanlar diriliş neslinin erleri olarak hak-batıl savaşında hakkın askeri olduğunun bilincinde olmalıdır. İslam toplumunun örülen duvarında bir işçi olmalıdır. İnançsızlığın kol gezdiği bu dönemde insanlığı kurtaran Nuh’un gemisi olmalıdır. Düşmanlarla kuşatıldığı bu zamanda Müslümanlara yol açan Musa’nın asası olmalıdır. İnanç sancağını diken peygamberlerin safında yer alarak bu sancağı ilelebet taşıyan bir asker olmalıdır.

Diriliş erleri hakikatin peşinde olmalıdır. “Hikmet müminin yitiğidir, nerede bulursa onu alır.” “iqra” emri uyarınca müminler sürekli okuyan, araştıran ve kendini geliştiren diriliş erleri olmalıdır. Kuran-ı Kerim ve peygamberin sünnetinin kılavuzluğunda bilgiye ulaşan, bilgiyi üreten ve geliştiren ilim erleri olmalıdır. Taklitçi değil tahkikçi bir bakış açısıyla bizi Allah’a götüren, iman ve ahlak ile yoğrulmuş bilgiye yönelmelidir. Geçmişten ders alıp güçlü bir şekilde bilgi ve teknoloji doğurganlığını arttırarak dirilmelidir.

Mümin “Allahın halifesi” olduğunun ve “dünyanın, ahiretin tarlası olduğu”nun bilinciyle hareket etmelidir. Müminin kavgası dünya için değil Allah için olmalıdır.

İslam’da çalışmak ibadettir. Müslüman zayıf olmamalı, çalışmalı, eşyaya köle olmamalı onun efendisi olmalıdır. Hakikatin savunması da ancak güçlü olmakla gerçekleştirilebilir. İnançsız toplumların merhametine güvenilmez çünkü onların merhameti olmaz. Barışın teminatı ancak düşmanın gözünü korkutacak güçlü ve caydırıcı silahlara sahip olmaktan geçer. Bu nedenle Müslümanlar her alanda gece gündüz çalışarak mücadele etmelidir.

Müminin çağdaşlık sorunu yoktur; o zaten çağlar üstü olan İslam dinin temsilcisidir. Çağdaş olmak İslam’ı yaşamaktan geçer. İslam’ı kendine göre değil kendini İslam’a göre düzenler.

İslam’da hayat ve iman birbirinden ayrı değildir; bilim, teknoloji, ekonomi, siyaset, sosyal hayatın diğer alanları inanç ile bir bütündür. Mümin Allah inancı ile yoğrulmuş maddi ve manevi dengeyi sağlayan şahsiyet olmalıdır. Mümin her alanda mümin olmalıdır; konuşmasıyla, davranışlarıyla, kısacası örnek yaşantısıyla İslam’a çağıran olmalıdır, İslam’ın nuru ile parıldamalıdır.

“Ey insanlar! Muhakkak ki biz, sizi bir erkekle bir dişiden yarattık” ayetinin ışığında tüm insanların kardeş olduğu, hiç kimsenin diğerinden üstün olmadığı, üstünlüğün ancak “takva” ile olduğu bilinciyle hareket etmelidir. “Müminler kardeştir” ilkesi uyarınca tüm müminleri kendi kardeşi olarak görür. Tıpkı bir vücudun azaları gibi biri acıdığında diğerleri de onun acısından sızlanır. Din kardeşine karşı yumuşak; kâfirlere karşı da şiddetli olmalıdır. Müslüman herkese karşı merhametli olmalıdır ancak merhametinin istismar edilmesine izin vermeyecek kadar da ferasetli olmalıdır.

Bu yazı toplam 87 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Eğitimle Diriliş | Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlara aittir. Kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Güneş dünası panel tarımsal sulama