İHVANI MÜSLİMİN HAREKETİ ÜZERİNE / Köşe Yazısı - Enver YILANLI

15.9.2016 09:23:01
Enver YILANLI

Enver YILANLI

 İHVANI MÜSLİMİN HAREKETİ ÜZERİNE

20.Yüzyıl başlarında Müslüman Kardeşler Hareketi ortaya çıkmadan önce İslam dünyasının durumu hayat kaynağı korumuş ölü bir topraktan farklı değildi. 

Sömürgeci güçlerin eğitim ve öğretim gibi yönlendirme gücü fazla olan kurumları elerinde bulundurmaları sonucunda Müslümanların yaşamlarında özelliklede aydın kesim arasında batının kokuşmuş yapısı gelenek ve yaşam biçimi alabildiğine yaygınlaşmış böylece ismen Müslüman fikir ve yaşantı noktasında tam bir batılıyı andıran hilkat garibesi bir toplum ortaya çıkmıştır.

Yusuf el Kardavi’nin Mısır toplumu için ortaya koyduğu bu tespit aslında İslam âleminin neredeyse tamamı için geçerli bir tespit olmuştur. Tam da bu noktada cevap bulması gereken soruları şöyle sıralayabiliriz: Müslümanlar bu durumdan nasıl kurtulacaklar?  Dünya ölçeğinde tekrar nasıl söz sahibi olacaklar? Bunun ön koşulu olarak kendi kökleri üzerinde yeniden bir yükseliş göstererek İslam kültür ve medeniyetini nasıl oluşturacaklar? 

Tüm bu soruların cevaplarını,  temelini Hasan el Benna'nın attığı İhvanı Müslimin (Müslüman Kardeşler) hareketinin yapısı ve eğitim modelini tahlil ettiğimizde büyük oranda bulabilmekteyiz. Gerçekten de bu harekete baktığımızda Kuran’ı ve Sünneti merkeze alan(adeta pergelin sabit ayağı misali) bir eğitim sistemiyle sahabenin yetişme metoduna benzer bir eğitim modeli karşımıza çıkmaktadır. Böylece çok sağlam karakter ve düşünce yapısına sahip bir neslin yeşerip serpiştiğini görebilmekteyiz. Bundan yola çıkarak şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: İhvan’ın eğitim yöntem ve metodunu tahlil edersek toplumun yeniden inşası yolunda somut veriler elde edebiliriz. 

İhvan hareketi nasıl bir harekettir sorusuna Karadavi şöyle cevap verir:”İhvan hareketi gerçek İslami terbiyenin örnek okuludur.” Bu tespit bile aslında İhvan Hareketini özetlemektedir.

İhvanı başarıya olaştıran etkenleri şöyle sıralayabiliriz: 

1-Eğitim ve terbiyenin tek başarılı yol olduğuna kesin ve sarsılmaz bir iman.

2-İslami bir düşünce üzerine bina edilen mükemmel bir eğitim ve terbiye programı.

3-Cemaat ruhu ve anlayışı.

4-Fıtratı, tecrübesi ve kültürel yapısıyla gerçek bir terbiyeci önderin varlığı(Hasan el Benna bu noktada herkesin kalp bataryasını dolduran bitmez tükenmez bir dinamo gibiydi -Yusuf el Kardavi)

5-İhlâslı ve içten, etkin ve güvenilir birçok terbiyecinin bulunması. 

6-Eğitim ve terbiyede takip edilen yolun ve kullanılan araçların herkese seslenecek derecede çeşitlilik arz etmesi. 

Yukarıda saydığımız ve İhvan’ın başarıya olaşmasını sağlayan bu maddelerle hedeflenen amaçları ise üç maddede toplayabiliriz:

1-İslam’ın davasını hayata hâkim kılmak.

2-İslam ümmetini inşa etmek.

3-İslam medeniyetini yeniden diriltmek.

İhvanın Terbiye Metodu

İhvan’ın terbiye metodu şu ilkelerden oluşur: Rabbanilik, tekâmül ve çok yönlülük, orta yol ve ölçü, üretkenlik ve gerçeklik, kardeşlik ve cemadatçılık, bağımsızlık ve farklılık.

Bu ilkelerden Rabbanilik ilkesini biraz açmaya çalışalım:

Rabbanilik: 

İhvanın uygulamalarında hayatın her alanında İslam’ın kendisi vardır. Mescitte, evde, toplumda, gizli ve açıkta, gece gündüzde,  ahiret ve dünya işlerinde bu imanın rengini görmek mümkündür. İmanla diri, ihlâsla güçlü bir kalbe sahip olmayanlar her ne kadar görünüşleriyle diri kabul edilseler de Kuran’ın ifadesiyle bunlar ölüdürler. Hasan el Benna eğitim risalesinde şöyle der: Benim ihlâstan anladığım: Müslüman kardeşin sözü, ameli ve her şeyi ile çıkar, menfaat, şan, şöhret, makam, yorgunluk, ilerleme ve gerilemeye aldırış etmeden Allah’ın rızası ve mükâfatını amaçlamasıdır.

Yusuf el Kardavi bu konuda müthiş bir tespit yaparak şöyle der: Ensar’ın ahlakıyla ahlaklanan şiddet anında çoğalan nimet anında azalan kimseler yetişti.

İhvan’ın eriştiği takva seviyesi imrenilecek seviyededir. Öyle ki onların hayatında İslam’ın müdahil olmadığı bir alan kalmamıştır. Adeta İslam’ın rengiyle hayatlarını yoğurup boyatmışlardır. İhvan’ın “Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yaratım” ayetini içselleştirip hayatın merkezine almaları takdire şayandır.

İhvan üyelerini ahlaki yönden eğitirken şunları hedeflemiştir: Zaafa uğramayan kuvvetli bir irade, ihanet ve aldatmaya yer vermeyen bir vefakârlık, cimriliğin ve aşırı tamahın hiçbir şekilde engelleyemediği bir fedakârlık, sahibini her türlü sapma ve aldanmadan koruyan inandığı ilke ve prensiplerden en ufak bir pazarlığa yer bırakmayan bir iman ve bilinç. 

İhvan’ın nefislerine yerleştirmeye çalıştıkları kavramlar: Sabır, sebat, ümit (Bu günün gerçekleri dünün hayalleri, bu günün hayalleri yarının gerçekleridir-Hasan el Benna) ve fedakârlık. 

Buraya aldığımız ve alamadığımız yönleriyle İhvan Hareketi ciddi bir araştırmaya tabi tutulduğunda Müslüman kişiliklerin oluşmasında ve İslam’ın yeniden inşası noktasında faydalı olacağı kanaatindeyim.                                                            

 Kaynak: Yusuf el Kardavi-Hasan el Benna Mektebi

Bu yazı toplam 1941 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Eğitimle Diriliş Dergisi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.