Tutarlılık, Adalet Ve Saygı Eğitiminde Anne Baba Davranışları / Köşe Yazısı - Rukiye ÇINAR

14.9.2016 09:53:23
Rukiye ÇINAR

Rukiye ÇINAR

Tutarlılık, Adalet Ve Saygı Eğitiminde

Anne Baba Davranışlarının Önemi

                 

Ebeveyn davranışlarının tutarsız olması çocuğun kişilik gelişimi açısından sakıncalıdır. Tutarsız anne baba tutumlarından; bugün alınan karara yarın uymama, anne ya da babanın onayladığını diğerinin umursamaması veya reddetmesi davranışlarını kastediyoruz.         

Çocuk, anne- babanın söylediklerini dinler; fakat daha çok uyguladığı ebeveynin davranışlarıdır. Bu fiilleri çocuk sürekli izler. Yaşadıkları, hissettikleri, anne-babanın davranışları doğrultusunda kişiliği yavaş yavaş şekillenir. Aslında çocuğun dünyasını güzelleştirmek, ruhlarının yücelere taşımasında rehber olmak, ebeveynin elindedir. Çünkü anne- babanın tutum ve davranışları çocuğun dünyasındadır sürekli. Ebeveynler bu bilinçle hareket etmeli ki çocuklarına da iyi bir örnek olabilsinler.

 Tutarlı Davranış 

Çocuğun davranışlarının oluşmasında sevgi, dürüstlük ve disiplin çok önemlidir. Ebeveynin kendi yaşantısında, karşısındakiyle iletişiminde ve çocukla ilişkisinde tutarlı olması gerekir. Mesela anne çocuğa:”Bu vakitlerde bir yere gidilmez.” deyip kendisi çıkıyorsa, çocuk için söylenilenlerin bir kıymeti yoktur. Çünkü yapılanlar önemli ve göz önündedir.

Ebeveynler aldıkları kararlarda birbirlerine saygı göstermeli, annenin dediğini baba, babanın dediğini de anne yok saymamalıdır. Ailece alınan kararlara herkesin uyması sağlanmalıdır. Bu tutarlılık, çocuk açısından sağlıklı bir kişiliğe ulaşılmasında elzemdir. 

Tutarlılığın olduğu yerde çocuk iyiyi, doğruyu, güzeli rahatlıkla bulabilir. Çünkü tutarlılıkta süreklilik vardır ve bu durum çocuğun kişiliğine de yerleşir.

Anne baba farklı (veya tutarsız) mesajlar verirse çocuk duruma göre davranmayı öğrenir. Davranış kazanma yerine “Ben isteklerimi nasıl ve kime kabul ettirebilirim?” diye uğraşır ve bu durumda kişilik gelişimi sekteye uğramış olur. Çocukta iç disiplin zedelenir ve çocuk neyin doğru neyin yanlış olduğunu tam kavrayamaz. Benmerkezci olan çocuk isteklerine yakınlık noktasında anne ya da babayı seçer.

Tutarlılık, ödül ve cezada da olmalıdır. Kararlaştırılmış bir ödül verilecekse bu anne ve babanın ortak fikriyle olmalıdır. Ödülü anne az, baba çok görüyorsa çocuğun kafası karışır. Bu nedenle ebeveynlerin ortak noktada buluşması gerekir.

Cezanın ise eğitimde düşündüğümüz gibi bir yeri yoktur aslında. Korkutma, dövme, şiddet, tehdit gibi kişiliğini olumsuz etkileyecek davranışlardan uzak durulması gerekir.  Cezada varsa çocuğu sevdiği bir durumdan yoksun bırakma vardır.

Çocuğun kişiliğine değil, yaptığı davranışa odaklanmalıdır ebeveynler. Olumlu ve olumsuz durumlarda böyle olmalıdır bu. Mesela dişlerini fırçalamıyorsa “Sen dediklerimi yapmıyorsun.”  ya  da ebeveynin sürekli “Dişlerini fırçala!”  yerine haftalık davranış tablosu oluşturması, videolar izletmesi, onunla ilgili tecrübelerini aktarması daha etkili olacaktır. Bunların sonucunda davranışa ulaşılıp ulaşılmadığı değerlendirilmelidir. Varsa bir olumsuzluk çocuğa bağırmak, çağırmak, onu rencide edecek sözler sarf etmek çözüm değildir. Kararlı ve tutarlı bir üslup ve davranışla bu devam ettirilmelidir.

Adalet Anlayışı

Hak, adalet kavramları çocuğa küçükken verilirse çocuk sağlıklı, mutlu, çevresini tanıyan, zerreden seyyarata kadar her şeye saygılı bir birey olarak yaşama adım atar. Bunun için öncelikle, anne babanın hem birbirlerine hem de çocuğa karşı hakkaniyetli davranması gerekir.  

Çocuğun dünyasında bunun çok önemli yeri vardır. Anne haklı olduğu halde baba kendi düşüncelerini savunuyorsa çocuk da öyle davranacaktır. Unutulmamalıdır ki çocuk her yönüyle ebeveynini örnek alır.

Evde birden fazla çocuk varsa bunlar arasında adaleti sağlamak da önemlidir. Küçüğe “aferin” denilip büyüğün olumlu davranışı görmezden geliniyorsa çocuğun anne babaya olan güveni zedelenir. Aile içerisindeki “adalete karşı güvensizliği” dışarıda da devam edecektir. 

Çocuklar arasındaki sorunlar anlık çözümlerle geçiştirilmemeli, sürekli olacak kalıcı çözümler için kafa yormalıdır ebeveynler. Ne yazık ki günümüzde aileden topluma gidildiğinde adalet kavramının sarsıldığını görmekteyiz. Bir hastalık gibi yayılmakta ve toplumu sağlıklı düşünmekten alıkoymaktadır. Bu durumlara şahit olduğumuzdan ailelerdeki adalet anlayışına sahip çıkılması, yeni nesillerin yüreğine adalet tohumları ekilmesi gerekliliğine her zamankinden daha fazla ihtiyaç duyduğumuzu anlıyoruz. 

Ailedeki adalet kavramı çocuğa doğru verilirse hayatında, çevresinde bunu uygulayacaktır. Öğrenmiş olacak ki kendisinin mutluluğu, hakkı başkasının sınırlarına kadardır. Bir karıncadan tutun kâinata kadar bu değerin işlerliğini görecektir.

Bazı anne babalar çocuğunu koruma adına, olumsuzlukları sürekli başkasında arar. Çocuk da ebeveynin bu davranışlarına tanık olduğu için sınırlarını belirleyemez ve adaletli olamaz. 

Kuran-ı Kerim’de de adalet vurgusu yapılır, başkalarının hakkına saygı göstermek gerektiği hatırlatılır. Efendimiz aile efradının hiçbirine ayrıcalıklı davranmamış ve kuralların herkes için geçerli olduğunu vurgulamıştır. Misal; Hz. Fatıma Efendimizden evinin işleri için yardımcı istemiş ama Efendimiz olumlu bakmamış ve halkın zor şartlarda yaşadığını hatırlatmıştır. Peki, hangimiz bu anlayışla birey yetiştiriyoruz? Unutmayalım ki çocuklarımız gibi nice kişiler bir yerlerde adaletin tecellisini bekliyorlar. Bu yol da bizlerin eliyle olmalıdır.

Aile içerisinde bu duygu ve davranışların oturması için anne-baba-çocuk ilişkisinin önemini belirttik. Çocuk biraz büyükse aile içerisinde belli zamanlarda oturumlar düzenlenebilir. Bu oturumlarda beklentiler, şikâyetler, rahatsız olunan durumlar, kişilerin ayrıca söylemek istedikleri konuşulabilir. Ev içerisinde bazı kurallar belirlenerek herkesin hakkı korunmaya çalışılır. Bu noktada çocuğa bazı sorumluluklar verilebilir. İletişim yoluyla sorumlulukları gerçekleştirmenin güzelliklerinden bahsedilebilir. Gerektiğinde çocuğun ilgisini çekecek kitap örneklerinden, yaşanmış hikâyelerden yararlanılır. Bu başarı ebeveynlerin hünerlerine bağlıdır.

Ailenin dikkat etmesi gereken bir diğer husus da bu davranışları verirken kararlı, tutarlı olmalıdırlar. Yoksa çocuk bunların önemini kavrayamaz. Kavrayamadığı için de kişiliğine yerleştiremez.

Saygı Eğitimi

Saygı herkes için önem arz etmektedir. Herkes ne kadar saygı görmek istiyorsa o kadar göstermelidir. Mevcut duruma bu açıdan bakıldığında çözüme daha yakın durulur.

Saygı, kültürden kültüre farklılık gösterir. Mesela kültürümüzde yaşlılara saygı göstermek, ihtiyacı olanlara yardım etmek, ziyaretler gerçekleştirmek önemlidir. Fakat bir başka toplumda önem derecesi farklı olabilir. Saygı ölçütlerini kişinin kültürü belirler. Aslında saygı herkese ve her şeyedir. Kişinin önce kendini saygın kabul etmesi gerekir ki bunu çevresine de yansıtabilsin. Her yerde olduğu gibi yine ebeveynlerin birbirlerine, çocuğa, çevresine karşı davranışları önemlidir. 

Anne babalar kendine güvenen, pasif olmayan, girişimci çocuklar yetiştirmek isterler. Fakat tavır ve davranış noktasında çoğu zaman eksik kalmaktadırlar. Çocuğa değer verilir,  kararları desteklenirse çocuk kendine saygıyı adım adım öğrenecektir.

Ebeveynler, çocuğunun sadece itaat etmesini, söz dinlemesini istediğinde çocuk kendi değerinin, özgünlüğünün farkına varamayacaktır. Bu nedenle çocuğa büyük biriymiş gibi davranmalı ama tepkilerinin yaşıyla orantılı olduğu unutulmamalıdır.

Ailede bireylerin birbirine değer vermesi, haklı olanın desteklenmesi, sorumlulukların hangi yönüyle kişileri etkilediğinin bilinmesi gerekir. Bunlara gereken önem verilirse çocuk da bu bilinçle hareket edecektir. Aile bu bilinçte olmazsa çocuk, hem kendine hem de çevresine saygı duymayan biri olacaktır. Ya çok şımaran ve isteklerine engel olamayıp başkalarına zarar veren ya da kendi kişiliğini unutup başkası için yaşayan bir bireyin özelliklerini taşıyacaktır.  

Birçok kişide başkasının kusurunu arama, onlarla dalga geçme davranışları mevcuttur. Muhtemelen aile içerisinde,  birileri ile ilgili bu tarz konuşmalar dile getirilmiştir. Çocuk da görüp öğrendiği için bu durum kişiliğine sirayet eder.

Bu tür çocuklar, farklı ortamlara girdiklerinde kendilerine benzer bir saygısızlık yapılacak endişesiyle tedirgin olurlar. Çünkü aynı davranışı kendisi de başkalarına yapmıştır. Çocuktaki benmerkezci bakış açısı da bunu daha kolay hale getirir. Çünkü sürekli kendini düşünür ve isteklerini görür. Bu nedenle anne babanın çocuğa iyi bir rol model ve rehber olması gerekir.

Çocuğa farkındalık kazandırılmalıdır. Saygının gerekli, kişi tarafından vazgeçilmez olduğu davranışlarla gösterilmelidir. Saygı çerçevesinde çocuk,  hakkını aramayı öğrenmelidir. Karşılaştığı olumsuz durumlarda, kişiliğini rencide etmek yerine, kişiye saygı duyarak yanlış olan davranışı eleştirmelidir. Çocuk,  bu davranışları anne babadan alır. Kavgacı bir ailede yetişen çocuk haksızlığı da kavgayla çözecektir.   

Ebeveynlerin hal ve hareketleri birbirlerine karşı saygısızca ise çocuk hem olumsuz etkilenir hem de kendisine ve başkalarına saygı gösteremez.  

Efendimiz bir kuşa bile saygıyla bakmış, onun hakkını korumuştur.  Çocuklara, insanlara, doğaya, kâinata, hayvanlara kısaca yaratılan her şeye ve herkese saygı duymuştur. Mesela Müslüman olmayan biri vefat eder. Cenaze oradan geçirilirken Efendimiz ayağa kalkar. Çevresindekiler onun Müslüman olmadığını söylediğinde, Efendimiz o kişinin de bir insan olduğunu belirtmiştir. Bir başka örnekse, mescidi temizleyen siyahî bir kadın vardır. Efendimiz bir ara mescitte onu göremeyince merak eder. Sahabeler,  kadının vefat ettiğini ve Efendimizi rahatsız etmek istemedikleri için sessizce defnettiklerini söylerler. Peygamberimiz bu duruma üzülür ve kabrini göstermelerini ister. Oraya vardığında onun için namaz kılar.  

Bizler de din anlayışına uygun, Peygamberimizi model alarak çocuklarımızı yetiştirmeliyiz. Her şeyde olduğu gibi bunda da öncelikli olarak bizlere görevler düşmektedir.               

Bu yazı toplam 2505 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Eğitimle Diriliş Dergisi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.