ÇOCUK İRADESİ: “BEN VARIM…” / Köşe Yazısı - Rukiye ÇINAR

3.3.2016 10:50:45
Rukiye ÇINAR

Rukiye ÇINAR

 

 ÇOCUK İRADESİ: “BEN VARIM…”

 

Çocuğa sunulabilecek en değerli hazine, onun iradesini kendi tercihleri doğrultusunda; doğruyu, yanlışı, eksiği, fazlayı, iyiyi, kötüyü ayırt edebilecek duruma hazır hale getirmesine rehberlik etmektir.

Nitekim bugün küçüktür, lakin, atide geleceği fikirleriyle yönlendirebilecek bir güce vakıf olabilecektir. Aslolan bunu önce kendisinden başlatabilmesidir. Bu özellikler düşünüldüğünde, irade kullanımının temelini oluşturan “merak” ve “taklit” duygularının bebeklik döneminde ağır bastığı görülür. Her şeyi merak eder ve davranış modellerini taklit ederler. Yani, bilincini bu özellikler doğrultusunda yönlendirir ve hareketlerinin sebeplerini tam olarak açıklayamazlar.

 

İlk çocukluk döneminde(2-6) ise “merak” ve “taklit” duyguları yerini, yavaş yavaş bilinçli bir seçime bırakır. Nedenlerini de konuşmaya başladıkça açıklayacaktır.

 

Bilinçli seçim, çocuk için “kendi olma çabası” dır aslında. Örneğin, 3-4 yaşlarında bir çocuk, annesinin aldığı bir elbiseyi giymek istemeyebilir. Anne bu durum karşısında çocuğa saygı göstermelidir. Birçok anne, bunun için çocuğuyla inatlaşıp “Benim dediğimi yapmıyor artık, değişti.”  ya  da “Bu nasıl çocuk, insan anne babasını dinlemez mi?” diyerek işleri zorlaştırıp çocuğun önüne set çekiyor. Oysa bu durum çocuğun ”irade”sini ortaya koyma çabasıdır.

 

Yaşananlar doğal bir süreçtir. Olması gereken, çocuğun ilgi ve beğenilerine göre iradesini kullanmasıdır. Lakin herkesin, dünyada bu tercihleri doğrultusunda belirlenen bir yeri vardır. Ebeveynlerin çocuğun seçimi karşısında bağımlı biri gibi davranmaması esastır. Zira çocuk o zamana gelene kadar kendi dünyasına uygun, kendisini yönlendirebilecek ufak  tecrübeleri elde etmiştir. Artık kendi iradesini kullanma zamanı gelmiştir onun için.

 

Ebeveynler  duruma mantıklı bir şekilde yaklaşıp, çocuğa bu özgür iradesi için ortam hazırlamalıdır. Öyle olmalı ki çocuk da iradesini kullanmanın mutluluğunu yaşasın ve kararlarına saygı duyulduğunu hissetsin. Sağlıklı bir kişiliğe adım adım yaklaşsın.

 

Yemek yeme konusunda da bu geçerlidir. Sevmediğini verip yemek zorunda bırakmak ya da acıkmadığı halde yesin diye zorlamak onun istek ve iradesini görmezden gelmektir. Çocuğun kendine uygun bir seçim yapmakta olduğu unutulmamalıdır.  “Bilmiyor” gözüyle bakılırsa baştan kaybetmeye mahkum olur. Çocuk ne kadar küçükse de yapmak istedikleriyle “büyüktür” aslında.

 

 Ebeveynler bazen de kendi güçleri  elden gidebilir korkusuyla çocuğun iradesini görmezden gelirler. “Büyüyünce bizi dinlemez, küçükken yılanın başını ezmeli!..”  gibi yanılgılara düşerler. Duygu, düşünce hazinelerinin verileceği dönemde böyle düşünmeleri  gayet  hüzün vericidir. Verimli topraklar düşünüldüğünde ilk dikilecekler ; dikenler, zararlı otlar değil  ekinler, ağaçlar ve yeşilliklerdir. Buna vakıf olan her ebeveyn, seçimini yapabilen, kararlı, sebep- sonuçların farkında olan bireyler yetiştirebilir ve dünyayı cennete çevirebilecek,  çocuğunu güzelliklerle donatacaktır.

 

   Efendimiz (s.a.v) her konuda rehberimiz olduğundan,  örnek almalıyız. Her zaman çocuklara saygı duymuş, onları sevmiş ve onlara bir büyüğe davranır gibi muamelede bulunmuştur. Torunları Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’ e davranışları… Ya da  kuşu ölen ve bunun için üzülen çocuğu görüp, ziyaretine gitmesi…

 

Ebeveynler  bütün bunları görmeyip çocuğun iradesini dışlar,  ona saygı duymazlarsa, zorlamalar, baskılarla hareket ederlerse çocuk; ya iradesini sindirip çevrenin kararlarını yaparak kendinden uzaklaşıp, silik bir kişilikte olacak. Ya da hırçın, agresif, düşüncelere saygı duymayan biri…

 

Pedagog  Adem Güneş: “İrade, öyle bir enerji kaynağıdır ki yasak konuldukça güçlenir. Baskı ve zorlamalarla bir kişinin istekleri bastırılıyorsa, o isteklerin bir süre sonra canavar gibi ortaya çıkması muhtemeldir. Bugün veya yetişkinlik döneminde…” diyerek iradenin ne derece kişiyi temsil etmesi gerektiğini  belirtmiştir aslında…

 

Bu yazı toplam 5280 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Eğitimle Diriliş Dergisi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.