Tesbihat ve Tebliğ / Köşe Yazısı - Asiye BALLI

22.11.2018 20:12:45
Asiye BALLI

Asiye BALLI

Tesbihat ve Tebliğ

Hayat; kainatı okumakla mana kazanır. Elimize verilen Kuran-ı Kerim okuma yöntemleriyle beraber kainat kitabını okumak için duygusal zekamızı geliştirmemiz gerekir. Misallerle anlatmak bazen yüzlerce satırdan daha etkili olmaktadır.

Gün içinde bazen hayat telaşesiyle ertelediğimiz ihmal edebildiğimiz tesbihatle misal verelim. Sübhanallah ile başladığımız adımların adet miktarı bitiminde bir ayraç çıkar karşımıza. Dur der adeta, , âlemlerin Rabbi olan Allah-a Hamd etme zamanıdır. Hamd adeti bitiminde tekrar bir uyarı ayracı gelir. Hadi tek olanı zikret.

Gelelim tesbihattan tebliğe mana yüklemeye. Bulunduğunuz mecliste otuz üç insan vardır. Vaktinde gelen sorumluluk sahibi dünya yükünü önemsemeyen Allah’ın davasını dert edinen... Sanki sizinle bütünleşmiş sorunsuz içinize huzur veren insanlar. Birden bir ayraç gelir! Ve sınav başlar. Pes etmek ya da etmemek sizin sınavınızdır.

Memleketin herhangi bir köşesinde olabilirsiniz. Belki de bulunduğunuz yerde ezan sesi duyulmamaktadır. Aslında sizin de pes etmek için geçerli sebepleriniz vardır. Ama size düşen günlük güneşlik hava içerisinde üzerinizden geçen küçük karabulut misali insandan vazgeçmemektir.

Sorunsuz insan aramak yalnızlık getirir. Bu misali verip de “Bulunduğum meclisin huzuru kaçmasın diye o ayraçtan vazgeçerim” diyebilen insanlarla da karşılaştım. Maksat zorda olana yardım değil midir, maksat ayağı kayana düşene el uzatmak değil midir?

İnsan kazanmak için oluşturulmuştur, ilim meclisleri. İnsan insanı eğitme yolunda yardımcı olurken önce kendi nefsini eğitme yoluna gitmelidir. Yoksa sevgisiz bir kibir gelir.

 Zamanın getirdiği sosyal kopukluk çocuklardan başlamıştır. Artık çocuklar arkadaş edinemiyorlar. Maalesef bunun nedeni velilerin kendi çocuklarından başka çocukları sevmemeleridir. Çocuk sevgiyi öğreneceği yerde sadece kendini sevmeyi öğrenmektedir. Çünkü günümüz aileleri kendi evlatlarına vermek istedikleri hayatı başka çocukların da hak ettiğini düşünememektedir.

Bakın teşbih baştan dağıldı çocuklardan. Hani o çocuk deyip küçük gördüğümüz yarının temel taşları. Çocuklar sadece “ben”i öğreniyor. Büyüyorlar “ben” diyorlar, çünkü aile  “ben” lik üzerine kuruluyor.

Sonuç: Sevgisiz,  bencil,  kibirli ve yalnız bir nesil….

Peki,  “tahammülsüzüm, sevgisizim,  kalabalığı kaldırmıyor kafam” deyip küçücük evlere kapatılan insanlar.  Sonrasında komşusundan ülkesinden ve komşu milletlerden habersiz bir şuur…

Yine tekrarlıyorum tespih koptu!

Bencilliğin getirdiği sorumsuz bir hayat...

Yaşam kalitesi bunun neresinde? Bir insan düşünün ki insanların dertleriyle hemhal olsun ve kendi derdi aklına gelsin. Mümkün değil. Dert bile beraber olunca unutuluyorsa bu yalnızlık ve ötekileştirme nedir?

Bizi batıran batının eğitim sisteminin kişisel gelişim kitapları adı altında örfümüzü ananemizi süslü laflarıdır. Misal anneanne, babaanne,  dedeler çocukları şımartıyor deyip çocukların çekirdek aile kutusuna alınmasıyla eğitimin daha kolay olacağı zannı verilmiştir anne babalara.

Hâlbuki kalabalık ailede büyüyen çocuğun zekâ gelişimi daha yüksektir. Nasıl ki tek tip gıda ile beslenen çocuk gelişim bozukluğu yaşar, tek tip zihin altında yaşayan çocukta zeka geriliği yaşar.

En çokta sevgi yoksunu olur. Özellikle yeni nesil anne babalar dönem farkı yüzünden kendi özlerini inkâr edip hor görmektedirler.

Bugün aileden koparılan o tahammülsüz çocuk yarın sizin sevgi dini olan İslam’ı anlatmaya çalıştığınız meclislerde bencillik ve kibirle kendini üstün görüp sizinle aynı mecliste oturmaktan utanacaktır.

Hadi imameyi çağıralım da tespihi toparlasın. Aileler toplasın meclis. Çocuklar oynasın arkadaşlarıyla, arada gelip mızıkçılık yapan çocuğa küssünler ama hemen barışsınlar çocuk kalpleriyle. Dışlamasınlar üzerleri kirli diye kendilerinden farklı diye kimseyi. Sevsinler masum yürekleriyle.

Onlar fakir deyip dışlamasınlar.

O Benim arkadaşım o benim memleketlim değil, o benim Müslüman din kardeşim kelimeleri dökülsün masum dillerden. Müslümansanız üstünsünüz edası olsun sadece zihinlerinde.

Kendilerine yakıştırmasınlar yalnız ve bencil olmayı. Kuşun kanadı incinmiş çiçekten bir dal düşmüş ve benim gibi çocuk kardeşlerim ağlıyor çok acıkmış diyebilsinler.

Fıtratı bozmak denen şey anne babaların kendi elleriyle yaptıklarıdır.

Önce ailede imame olmak duasıyla, sonra insanın yaşadığı her yerde ırk dil ayrım gözetmeksizin kainatı okuyabilmek duasıyla!...

Elinize her tespih aldığınızda dağıtmakta ötekileştirmekte toplamakta sizin elinizde olduğunu hatırlamak ve bilmek duasıyla!...

Ümmetin imamelerine selam olsun.

Bu yazı toplam 520 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Eğitimle Diriliş Dergisi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Güneş dünası panel tarımsal sulama