AĞIR BİR YÜK: EMANET / Köşe Yazısı - Melek BELLİBAŞ

21.05.2026 16:50:22
Melek BELLİBAŞ

Melek BELLİBAŞ

Bu yazı Eğitimle Diriliş dergisinin Mayıs 2025 tarihli 23. sayısından alınmıştır.

Bir kavram anlatılacağı zaman, çoğunlukla kavramın tanımı yapılır. Fakat bana göre, bir kavramın dar bir kalıba konması o kavrama eziyetten başka bir şey değildir. Namaz denince sadece cenaze namazının akla gelmesi ne kadar yanlışsa, o kavrama ne kadar zulümse emanet denince de “Ya benim şu çantamı tutar mısın beş dakika?” şeklindeki durumların akla gelmesi de emanet kavramına zulüm olur. Emanetin sadece bir cüzdan, bir araba sana emanet ediliyor gibi eşyadan ibaret zannedilmesi  “emanet” kavramına eziyetten başka bir şey değildir.

 

Allah, bu dünyada kimin avucuna nimet olarak bir şey koymuşsa, emanettir o onun elinde. Çünkü insan fanidir. İnsana sunulanlar da fani. Fani olan birisi bu dünyada patron olamaz. Yer-gök, mülk hepsi Allah’ın… Canlar Allah’ın, nimetler Allah’ın... Kul sadece emanetçidir.
 
Bu asırda zannediyorum ki en değerli emanet; bir insanın arabasını, evini, çantasını veya kendince değerli gördüğü bir eşyayı emanet olarak birine vermesi değildir. Bu asırda bence en değerli, en kıymetli emanet, bir insanın bir insana sözünü emanet etmesidir. Söz, bu asırdaki en değerli emanettir.
 
Ahzab Suresi 72. Ayette “Biz emaneti göklere, yerküreye ve dağlara teklif ettik. Ama onlar bunu yüklenmek istemediler, ondan korktular ve onu insan yüklendi.” şeklindeki ifade insanın yüklendiği büyük emanete işaret eder. İnsana tevdi edilen yükümlülük kabiliyeti çok değerli bir emanettir. Emanet iyi muhafaza edildiğinde, hakkı verildiği takdirde insan onun sayesinde eşref-i mahlûkat yani yaratılmışların en şereflisi olur. Fakat emanetin hakkını veremezse, sermayeyi kötüye kullanırsa, şeytana uyarsa aşağıların aşağısına yuvarlanır. O halde insan Rabbine karşı üstlendiği bu büyük emanetin gereği olarak, gerçekten samimi bir şekilde Rabbinin istediği tarzda bir hayat sürdürmesi gerekiyor.
 
Yine Nisa Suresi 58. ayette ; “Allah size emanetleri mutlaka ehline vermenizi ve insanlar arasında hükmettiğiniz zaman adaletle hükmetmenizi emreder.” ifade ediliyor. Ayet-i kerime ile vazifelerin- görevlerin ehil ve layık olan insanlara verilmesi gerektiği özellikle vurgulanmıştır. Ve aynı zamanda vazifelerin bir emanet olarak görülmesi gerektiği de bizlere hatırlatılmıştır.
 
Peygamber Efendimiz (SAV) bir hadisinde görev isteyen bir sahabeye; “Bu iş bir emanettir. Emanet üstesinden gelemeyen kimse için kıyamet gününde zillet ve perişanlık doğurur.” şeklinde belirtmesi de vazifelerin birer emanet olduğunu bizlere gösteriyor. Ayrıca Peygamber Efendimiz (SAV), emanetin zayi olmasını işlerin ehline verilmemesi olarak açıklamış ve bu durumu kıyametin yaklaşmasının önemli bir işareti olarak haber vermiştir.
 
Hz. Muhammed (SAV), risalet görevini büyük bir emanet olarak görmüş ve görevini hakkıyla yerine getirmek için çalışmıştır. Hayatının sonlarında sahabeye ; ” Size dini tam olarak tebliğ ettin mi?” diye tekrar ederek sormuştur. Bu sorusu, onun peygamberlik emanetine riayet etmedeki hassasiyetini en güzel şekilde gösteriyor.
 
Allah Kur’an-ı Kerim ‘de, gerçek müminlerden, felaha ermiş, kurtuluşa ermiş Müslüman’lardan bahsederken, onların bir vasıflarının da “Onlar emanetlerine çok riayetkârdırlar.” der. Yine Efendimiz (SAV) emanete riayet etmemeyi nifak alameti olarak görür ve kişinin Müslümanlığına zarar verdiğini ifade eder.
 
Doğan Cüceloğlu şöyle der : “Doğan her çocuk kutsal bir emanettir. Bu emanetin farkına vardığımızda, yani çocuklarımızı gerçekten Allah’ın bir emaneti olarak gördüğümüzde emanetin vebalinin de farkına varırız. Ve bu noktada artık elimizden gelen her şeyi yaparız. Bu bize bir yük getirmez, bu bizim hayatımıza şükür duygusu getirir. Görevimizin yani emanetçi olduğumuzun farkına vardığımızda deriz ki : “Şükürler olsun, her türlü eziyeti çekerim ama onlar iyi ki varlar .”
 
Sahip olduğumuz mal da emanettir insana. Helal dairesinde kullanılıp, ahiret sermayesi yapılabildiği takdirde, kişinin huzur ve saadetine vesile olur. Mülkün yegâne sahibi Allah’tır. Bu hakikati yaşarken öğrenemeyenler, kabirlerinde idrak ederler ki meğer gerçekte bir iğnenin bile sahibi değillermiş!
 
Sağlık da bir emanettir. İbadetin, kulluğun, hizmetin layıkıyla ifade edilebilmesi için vücut enerjisi gereklidir. Sağlığını kaybetmiş ve yatağa düşmüş bir kimse hizmet için nasıl koşturabilsin? Peygamberimiz (SAV), insanoğlunun sıhhat nimeti konusunda gaflete düştüğünü şöyle haber vermektedir: “İki nimet vardır ki insanların çoğu bunları değerlendirmekte aldanmıştır. Bunlar sıhhat ve boş vakittir.” Bu anlamda sağlığımıza dikkat edip emanetçi olduğumuzu unutmamamız gerekiyor.
 
Hayatımıza giren eş ve çocuklarımız bizlere tevdi edilmiş diğer emanetlerdendir. Onların sahibi olduğumuzu düşünmemiz bizi kibre götürebilir. Ailesinin emanetçisi değil de sahibi olduğunu düşünen biri, şahsiyetini hiçe sayabilir, niteliklerini değiştirmeye, kararlarını yok saymaya, söz hakkını hor görmeye, isteklerini boş vermeye başlar. Fakat eşini emanet olarak gören, emanet zihniyeti ile hareket eden kişi ise kendinden önce eşinin ihtiyaçlarını, tercihlerini görür ve saygı duyar; hatır ve gönlünü kırmaktan imtina eder. Eşler; sonlu, geçici, imtihanlı ve zorlu dünya hayatını çekici kılmak için, yol arkadaşlığı için birer ikram olarak verilirler. Eğer eşler birbirlerini dünya yolculuğunda kendilerine sunulmuş birer ikram ve emanet olarak görürse birbirlerini tüketmezler, harcamazlar, israf etmezler ve yormazlar.
 
Toprak da emanettir insana. Betonlaştıramayız emaneti, fazla gübre vererek toprağı çürütemeyiz. Toprağın da insana emanet olduğunu unutmamalıyız.
 
Yine göz emaneti diye bir şey var. Benim gördüğüm her şey bana emanettir aynı zamanda. Gördüğüm her şeye emanet olarak bakmak zorundayım.
 
Mümin emanet anlayışını imanının ikizi olarak görmek zorundadır. Emaneti olmayanın imanı da olmaz. Dini olmayan kişi nasıl tehlikeli ise emaneti olmayan da öyle tehlikelidir. 
 
Vesselam…
Bu yazı toplam 238 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Eğitimle Diriliş | Sitede yayınlanan yazıların sorumluluğu yazarlara aittir. Kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.