SAZ VE SÖZ MECLİSİ / Köşe Yazısı - Yalçın ÇETİNKAYA

17.4.2016 14:42:46
Yalçın ÇETİNKAYA

Yalçın ÇETİNKAYA

 SAZ VE SÖZ MECLİSİ

  Yalçın ÇETİNKAYA

İki hafta önceki yazımda, İslâm medeniyet mûsikîsinde ve tabii olarak bu medeniyetin bir parçası olan Osmanlı medeniyet mûsikîsinde şiirin öneminden bahsetmiş ve medeniyetimizde şiir ile mûsikînin, birbirinin mütemmim cüz'ü olduğuna temas etmiştim. İslâm medeniyetinde sadece şiir ve mûsikî arasında değil, bütün sanatlar arasında bir insicam olduğunu da belirtmiş ve “Osmanlı ve dîvân şiirinde de mûsikî ile âheng ve insicam söz konusudur. Özellikle Osmanlı divan şiirindeki aruz vezni ve vezin kalıpları, usullerle olan uygunluğu ile -sözün kudretinin yanı sıra- bestekârın da işini muhakkak kolaylaştırdığı gibi, şiir ve mûsikîyi birbirinin mütemmim cüzü hâline getirmektedir. İslâm medeniyet mûsikîsi (tabii olarak Osmanlı mûsikîsi) şiirden beslenir, şiirle akrabadır, şiirsiz yapamaz. İslâm medeniyetinde şiirle mûsikî arasında kopmaz bir bağ vardır. İslâm şiirinde mûsikî, mûsikîsinde de şiir vardır. Çünkü şiirde ve mûsikîde, bu iki sanatın ortak olduğu ritm ve âheng unsuru mevcuddur” diyerek yazımı tamamlamıştım.

Şiir ve mûsikî arasındaki bu ilişkiye, batı kültüründe veya başka kültürlerde rastlamak zordur. “Şarkı sözü” nden bahsetmiyorum… şarkı sözü şiirden farklıdır. Bahsettiğim, değme şâirlerin hislerinin ifâdesi olan “şiir”dir.

Osmanlı medeniyetinde şiir ve mûsikî arasındaki bu yakın ilişkiyi ele alıp inceleyen araştırmacı ve bu sahada ortaya konulmuş eser sayısı maalesef yok denecek kadar azdır. “Saz ve Söz Meclisi”, bu sahada yapılmış yeni, doyurucu ve önemli bir boşluğu doldurmaya namzet bir çalışma olarak dikkat çekmektedir. Mustafa Hakan Alvan ve eşi Türkân Alvan hanımefendi tarafından birlikte gerçekleştirilen ve Şûle Yayınları tarafından yayınlanan bu hayli hacimli çalışma, mûsikîmizin şiir ile olan münâsebetini detaylı bir şekilde ele almış.

Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Tarihi Türk Müziği Topluluğu'nda Neyzen olarak vazife yapmakta olan muhterem Mustafa Hakan Alvan kardeşim, aynı zamanda çok kıymetli bir bestekâr. Hatta öyle bir bestekâr ki, genç yaşına rağmen, tekkede yetişmiş ve buradaki hâfız bestekârların eserleriyle beslenip gelişmiş olması dolayısıyla iki yüz civârındaki bestesiyle geleneği de bir anlamda devam ettirme çabasında olan bir bestekâr. Ait olduğu medeniyetin değerlerine bağlı, gerçek bir ehl-i mûsikî. Refîkası Türkân Alvan hanımefendi de Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden mezun, şu anda Fatih Sultan Mehmed Vakıf Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nde öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan kıymetli bir edebiyatçı. Türkân Alvan hanımefendi edebiyatçılığının yanı sıra, mûsikî dilini bilen, mûsikî kültürüne vâkıf bir araştırmacı. Dolayısıyla, bestekâr ve Neyzen refîkiyle birlikte hazırladıkları “Saz ve Söz Meclisi” adlı çalışma, bu sahada ehil insanlar tarafından gerçekleştirilmiş bir çalışma olarak dikkat çekiyor ve değer kazanıyor.

“Saz ve Söz Meclisi”, ihtivâ ettiği dört bölümde, Osmanlı medeniyetinde şiir ve mûsikî arasındaki münasebetin zengin bir kaynakça, bol örnek ve akıcı bir anlatım diliyle izah edilmiş olduğu doyurucu ve öğretici bir kaynak kitab niteliğinde. Ve bu sahadaki eksikliği de gideriyor. Hakan ve Türkân Alvan, birlikte çok önemli, lüzumu fazlasıyla hissedilen bir eser ortaya koymuşlar. Hem Alvan çiftine ve hem de kitabı basan Şûle Yayınları'na teşekkür ediyorum.

Kaynak:Yeni Şafak

Bu yazı toplam 1890 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Eğitimle Diriliş Dergisi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.