GENÇ DİRİLİŞ PANELLERİ

28.10.2017 21:11:38
GENÇ DİRİLİŞ PANELLERİ

GENÇ DİRİLİŞ PANELLERİ

Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından desteklenen Diriliş Kitap Kafe, yeni sezonda yeni programlarla Kâhtalı gençlerin hizmetinde olacak.

Bu sezonun yeni programlarından olan Genç Diriliş Panelleri, üç yıllık bir çalışmanın ürünü olan Genç Diriliş Dergisi ekibinin yaptıkları, dergi çalışmasını tamamlayıcı yeni bir çalışma olarak dikkat çekiyor.

Ayda bir yapılması planlanan Genç Diriliş Panellerinde her ay medeniyetimizin önemli bir şahsiyeti hakkında ortaokul-lise öğrencilerinden oluşan bir ekip bilgilendirmede bulunacak.

Genç Diriliş Panellerinin ilki “Musab Bin Umeyr ve Davet” başlığı altında gerçekleştirildi.

Kahta İmam Hatip Ortaokulu 7. sınıf öğrencisi Muhammed Talha Doğan ‘ın Rahman Suresinden okuduğu Kur’an tilaveti ile programa başlandı.

Panelin yöneticiliğini Adıyaman Safvan İHL 10. Sınıf öğrencisi Enes Yasir Bozkurt yaptı. Panelin amacı ve formatı hakkında bilgi veren Bozkurt şunları söyledi:

“Genç Diriliş Panelleri düzenlememizdeki amacımız kitapla büyüyen, gelişen, yorum kabiliyeti yüksek, donanımlı, özgüveni yerinde bir gençliğin yetişmesine katkıda bulunmaktır. Bizler arkadaşlarımıza kendilerini geliştirebilecekleri, yetiştirebilecekleri uygun bir mekân-ortam yaratmak amacındayız. Genç Diriliş Dergisi ve Genç Diriliş Panelleri bu hedefimizin birer ürünüdür.” Dedi.

Panel yöneticisinden sonra sözü alan Ebu Sadık İHL 10.Sınıf öğrencisi Osman Eroğlu, Mus’ab Bin Umeyr’in biyografisini, hayat hikâyesini anlattı.

Eroğlu konuşmasına şöyle devam etti:“ Mus’ab, Abduddaroğulları kabilesine mensup olarak 585 yılında dünyaya gelmiştir. Ailesi Mekke’nin en zengin ailelerindendir. Mus’ab küçüklüğünden itibaren bolluk ve refah içinde yaşamıştır. Onun giydiği kıyafetleri kimse giyemez, süründüğü kokuları kimse süremezdi. Buna rağmen Mus’ab’ın gönlünde ve zihninde şiddetli bir mutmainsizlik hâkimdi.

Mus’ab, Mekke ve diğer yerlerdeki insanların içinde bulunduğu çirkin durumun farkındaydı ve bu onu son derece rahatsız ediyordu. Yaşanan zulme, adaletsizliğe, ahlaksızlığa bir anlam veremiyordu ve üstelik Mus’ab’ın ailesi de böyle bir durumda idi. Mus’ab, zihnindeki bu sorulara cevap arıyordu ve bir arayış içindeydi. Mus’ab, aradığını Daru’l Erkam’da buluyordu. Mus’ab, artık Müslümandı. Müslüman olunca başta ailesi olmak üzere Mekke’deki tüm müşrikler ona cephe aldı. Tabi bu sadece Mus’ab’ın başına gelen bir şey değildi.

Mus’ab, Müslüman olunca ailesinin şiddetli muhalefetiyle karşı karşıya kaldı. Ailesi onu tüm mal varlığından mahrum bıraktı. Onların amacı Mus’ab’ı dininden vazgeçirmekti. Ancak Mus’ab tüm bu baskı ve işkencelere rağmen dininden taviz vermemiştir. Efendiler Efendisi (s.a.v) Mus’ab’taki azmi, gayreti ve tatlı dilliği görüyor ve onunla yakından ilgileniyordu. Birinci Akabe biatına gelen Medineliler Müslüman olunca Medine’ye dönerken Efendimizden kendilerine bir rehber göndermelerini rica ettiler. Efendimiz (s.a.v) de bu onurlu göreve ‘Mus’ab’ul Hayr’ı getiriyor. Musab artık Medine’nin ilk öğretmeniydi.” Dedi.

Daha sonra sözü Ebu Sadık İHL 10. Sınıf öğrencisi Bilal Karakurt aldı. Daha çok Mus’ab bin Umeyr’in hayatından çıkarılabilecek dersler üzerinde duran Karakurt, özellikle O’nun öğretmenliğine vurgu yaptı.

Karakurt, konuşmasına şöyle devam etti: “Mus’ab deyince aklıma ilk davet, tebliğ geliyor. Mus’ab davetin ete, kemiğe bürünmüş haliydi. Tebliği; Hz. Adem (a.s)’dan günümüze kadar gelmiş geçmiş tüm peygamberlerin ve inananların ortak misyonu ve ortak davasıdır.

Davet, Nebevi bir eylem farzlardan bir farzdır. Mus’ab Bin Umeyr Medine’ye öğretmen olarak geldikten sonra hızlı bir şekilde davet çalışmalarına başlıyor. O ve beraberindekiler Esat bin Zurare’nın evini karargâh olarak kullanırlar. Mus’ab ve arkadaşları kullandıkları tatlı dilli bir metotla halkı “hikmetle güzel öğütle” Rabbinin yoluna davet ettiler. Medine’de en sert ve kaba olan liderleri bile tatlı dilli davetleriyle yumuşatıp İslam safına geçmelerine vesile oluyorlar.

Medine’deki liderlerin Müslüman olmasıyla Medine halkı toplu bir şekilde İslam’a giriyor. Böylelikle Mus’ab ve beraberindekiler bir yıl içinde Medine’yi hicret edilmeye müsait bir ortam haline getiriyorlar. Onlar bu başarılarını fedakârlıklarına, mücadelelerine ve gayretlerine borçludurlar. Onlar çalışmadan gayret göstermeden Yesriblerin Medine İslam devletine dönüşemeyeceğini biliyorlardı. Ve bugün bizler çalışmadan, harekete geçmeden, mücadele etmeden toplumumuzu bir İslam medeniyeti haline dönüştüremeyiz.” Dedi.

Panel soru cevap faslından sonra Diriliş Kitap Kafenin yaptığı ikramla sona erdi.                     

 

                                                     

Bu haber toplam 569 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Eğitimle Diriliş Dergisi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.