Tahta Kılıçlı Ordunun Neferine / Köşe Yazısı - Salih ESKİTAŞ

21.4.2018 07:45:13
Salih ESKİTAŞ

Salih ESKİTAŞ

Tahta Kılıçlı Ordunun Neferine

En koyu karanlıkları iliklerine kadar yaşamış olan sen ey aydınlığın tahta kılıçlı neferi…

Sana sesleniyorum.

Yürek burkan hikâyeler biriktirirsin alınlarımızda bilirim.

Ebu Zerr’in yalnızlığını, Mus’ab’ın asaletini…

Sonra cömertliğini Ömer ‘le Ebu Bekir’in…

Yarım hurmadan ziyafet devşiren medeniyet anlayışını.

Kalk ve silkin, tüm karanlıklardan… Tüm kirliliklerden…

Necasetten “ene” devşirme peşinde olanlardan.

Kalk ve temizle kalbini, Batıl’ın her renginden.

***

Direnmiştin ya dün, dünyayı sana dar etmeye çalışanlara karşı.

Sloganlarımız, hayatın en metruk mahallerinde bile yüreğimizle aynı tonda atıyordu.

Hatırla haydi.

Bir bir sesi kesilirken kalelerimizin,  bizler ruhları özgür bir şekilde dolaşıyorduk mevzilerimizi.

Sonra dilimize bile pranga vurulurken, kalbimizle ilan-ı aşk ediyorduk yol arkadaşlarımıza.

Dava arkadaşlarımıza…

Tıpkı Ebu Bekir’in ilan-ı aşkı gibi,

Miracı diline dolayanlara karşı…

 ****

“Ayağa kalk Malatya. Biz hala sana güvenmekteyiz. Marmara Üniversitesi'nde yenilmedik hala. Yapılacak çok şey var. Ve ümit kesmek yakışmıyor bize. İyi durmuyor esmer alınlarımızda korku. Bir okulu bitirmesek ne olur ki? Bize diplomalarımız mı sorulacak sanki "Hesap günü" nde? Ey Ebuzer, kalk ayağa! Bir çınar kesilmemekte kararlıyken, sana ne oluyor ey cılız dal? Ey cılız delikanlı, yüzünü siyaha boya ve güven gözlerindeki en kara yere. En kara sensin, en kararlı sensin ve en yiğidisin bu yürüyen tahta kılıçlı ordunun. Eprimiş elbiseni gizlemekten vazgeç ve saklanma artık. "Böyle çok daha güzelsin!" En güzelimizsin be çocuk, daha ne diyelim sana, daha nasıl gülelim? Kalk artık ayağa...”

 ***

Sonra, düşmanın düşüremediği kaleleri kıytırık bir mevki, üçbeş para pul, biraz ikbal vaadi aldı.

Yüz çevirdik Ebu Zerr ‘in direnmişliğine, adanmışlığına...

Burun kıvırdık…

Görkemli evlerin şaşaası, arabalarımızın markası, diplomalarımızın cazibesi gündemlerimizin başköşesine oturdu.

Kalbimizin başköşesine…

Çay ocağı köşelerinde yaptığımız “adam kazanma” muhabbetlerinin yerini ”entel” olmanın, “birey” kalmanın önemini anlatan sohbetler aldı.

Bulunduğumuz dünya mevzisinin önemine dair “Kitap” tan ve Nebi (a.s)’den delil bulma telaşına girdik.

Batıl’ın ensemizde olan yumruğunu görmezden geldik.

Üniversite kapılarında bizleri durduran, inancımıza dil uzatan piyonları unuttuk.

Unuttuk, her köşesinde birer direniş öyküsü yazdığımız meydanları…

****

Ey tahta kılıçlı ordunun asil neferi!

Kalk ve temizle kalbini envai çeşit çöplükten.

Kalk ve arın.

Kalk ve yola revan ol.

Aşkını yenile.

Yüreğini temizle.

Sloganlarını kavi tut.

***

Rabbim yolunu açık etsin.

 

Bu yazı toplam 400 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Eğitimle Diriliş Dergisi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.