Kadrajında Ne Var? / Köşe Yazısı - Hülya AKCEBE

15.4.2018 08:43:43
Hülya AKCEBE

Hülya AKCEBE

Kadrajında Ne Var?

Rahman Rahim Allah’ın Adıyla

Neyi alıyorsun hayatının kadrajına? Neye derin efekt uyguluyor neyi bulanıklaştırıyorsun? Neyi yakından takip ediyorsun? Hayatında olmazsa olmaz dediğin neler var?

Nasıl bakarsan öyle görürsün diye bir söz var ya hani dilimize dolanan. Bende doladım bugün dilime. Neye bakalım, nasıl bakalım, baktığımız zaman neyi görelim, neyi görmeyelim cevap aramak istiyorum bugün sizlerle.

Müslüman olmak beraberinde seçici olmayı gerektirir biliyoruz hepimiz. Peki, bunca eşyanın, bunca düşüncenin, bunca vs. vs. nin arasından neyi kime göre seçelim?

Hayatımızın Merkezine Neyi Koyalım?

Tabiî ki Allah’ın rızasını diyeceğiz hepimiz. Allah’ın rızasına talip olan Müslümanlar olarak bulanıklaştırılması gereken şeyler için neden acı çekiyoruz o zaman. Niye yersiz yurtsuz başıboş dolanabiliyoruz. Niye unuttuk mutlu olmayı. Ya da niçin istila etti bunca acı bizi? Konu, biz ve hatalarımız sorunlarımız olunca sorular uzayıp gidiyor değil mi?

Bugün eleştiren değil çözüm üreten olmak istiyorum ben. Bütün sorunların temeline indiğimiz zaman düşüncelerdeki net olmayan durumlar çıkıyor karşımıza. Üzüntü, acı, stres, keder önce zihinde başlayıp sonra kalbe kök salıyor. Biz eğer değişme iddiasındaysak önce zihnimizi tutsak eden prangaları söküp atmalı kendi elimizle kendimizi kapattığımız zindanlarımızı yıkmalıyız.

Temel hedefimiz Allah’ın rızasını kazanmaktı değil mi? Peki o zaman niye ateşin içindeki serinliği göremiyoruz.? Niye yeri geldiği zaman saraylara zindanı tercih edemiyoruz? Yoksa kadrajımız kaymaya başladı da fark edemedik mi biz?

Artık derin bir muhasebe yapma zamanımız geldi, ölçmeli tartmalı yolu bulmalı yolda yürümeyi öğrenmeliyiz. Ciddi ciddi hayatımızı gözden geçirmeliyiz. Bunu yaparken mazeretlerin ardına sığınmadan objektif değerlendirebilmeliyiz kendimizi. Unutmayalım ki hiçbir mazeretin kabul edilmeyeceği bir gün gelecek. Hatta insan ortaya attığı mazerete kendi bile inanmayacak durum o derece vahim. Peki, sen o geleceği kesin olan güne ne hazırladın? Ne var ellerinde? Daha vaktin varken sorgulamalısın. Daha vaktimiz varken sorgulamalıyız biz.

Çok ağır hasta birini düşün. Temel hedef Allah’ın rızasına ulaşmak ise o kişi için o hastalık onu diğerleri gibi yormaz. İmtihanım der elinden geleni yapar sonra tevekkül eder ama yüreğinde tarifsiz bir huzurla yaşar. Kadrajına aldığı şeyler nettir ve hayatın eğlencesi, yiyip içemedikleri bulanıklaşmıştır onun için. Ara ara özlemler yüreğini ağırlaştırabilir ama o kadrajdaki kareye odaklanarak yaşarsa inşallah Allah’ın rızasının olduğu bir fotoğraf karesiyle çıkacaktır Rabbin huzuruna.

Yâda sırf Allah’ın rızasını kazanmak için yuva kurmaya ya da kurduğu yuvayı sürdürmeye çalışan birilerini düşün. Bu kişi kadrajına Allah’ın rızasını koyduğu için güzellik, mal ve soy onun için bulanıklaşacak o karşıdakinin sadece dinini ön plana alacaktır. Kurduğu yuvada sorun yaşayan biri hedefi net olduğu için eşinin hoşlanmadığı yanlarına tahammül edecek hoşuna giden yanlarını gözüne gönlüne yaklaştırıp öyle bakacak gönül penceresinden eşine. Böylece sorunlar küçülecek hedef büyüyecek Allah’ın izniyle.

Yalnız bulanıklaşmak silmek yok etmek yok saymak değildir ona göre. Hayatında sorunlar olacak imtihan dünyasında sorunsuz bir hayat düşlemek akıl işi değil zaten. Mühim olan sorunları büyütmeden hayatın bir objesi olarak görmek o kadar.

Yâda bir talebe düşün hedef yine net. O ilim için hocasının azarlamalarına beşer oluşunun vermiş olduğu hatalarına katlanacak bunları bulanıklaştıracak ve hedefine ulaşmak için gayret edecektir.

Yani gülün dikeni hep olacaktır. Mühim olan dikenine rağmen sevebilmektir gülü. Ve gül hatırına çekebilmektir dikenin kahrını. Dikenine takılarak gülden renginden kokusundan vazgeçmemektir.

Biz, hayatımızın kadrajına Allah’ın rızasını koyan Müslümanlar olarak durduğumuz yeri, ellerimizin neye uzandığını gönlümüzün neye kaydığını neyi derinleştirip neyi bulanıklaştırdığımızı test etmek zorundayız. Gözlerimiz gördüklerimiz nasıl değerlendiriyor farkında yaşamalıyız.Hedefimizden sapmamak için Allah’ın kitabına sımsıkı sarılmalı imanla ayağa kalkmalı Salih amellerle davamızda sebat edenlerden olmalıyız.

Neyi sevip sevmediğimizi kime niçin buğz ettiğimizi sorgulamak zorundayız. Dürüstçe verdiğimiz cevaplar kadarjımızda ne var bize gösterecektir. Kayışlardaysak tövbeyle doğru yöne dönmeliyiz zaman kaybetmeden . ha doğru yolda doğru hedefleysek duruşumuzu korumak için daha çok çalışıp didinenlerden olmalıyız Allah’ın izniyle.

Son olarak çok yakın bir arkadaşım yüzündeki benlerden kurtulmanın telaşına düşmüştü. Ben de senin yüzünde ben mi vardı hiç fark etmedim dedim. Ben onu kadrajıma sevgiyle almıştım yüzündeki benler bulanıklaşmıştı ama arkadaşları nedeniyle böyle bir şeyi dert ettiğini onların bu işi tavsiye ettiğini söyledi ben de onlar seni gerçekten sevmiyor dedim gerçekten seven görse de takılmaz yüzdeki bene dedim

Bizi hedeften uzaklaştıracak net olan hedefimizi bulanıklaştıracak bütün birlikteliklerden uzak durmamız gerektiğini de onunla konuşunca fark ettim.

Allah’ın rızasını kazandıran bir fotoğraf karesiyle imanımızı sonsuza taşıyanlardan ve Allah’ın selamına ulaşanlardan sevdiği kullarının arasına girenlerden olma duasıyla. Vesselam.

Bu yazı toplam 722 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Eğitimle Diriliş Dergisi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.