İmam Hatip Okullarının İkmali İçin / Köşe Yazısı - Hayrettin KARAMAN

25.11.2016 08:10:22
Hayrettin KARAMAN

Hayrettin KARAMAN

 İmam Hatip Okullarının İkmali İçin

Hayrettin Karaman

Resmi okullar içindeki öğrenci oranına göre 2016-'17 yılında Din Öğretimi Genel Müdürlüğünün ortaöğretimdeki payı yüzde 14.17'dir. Ortaöğretimdeki çocuklarımızın yaklaşık yüzde 85'i imam hatip okullarının dışında okuyorlar ve bunlar da bizim çocuklarımızdır. Yazılarımda daha ziyade imam hatip okulları üzerinde duruşumun sebebi ayrımcılık değil, işbölümünde üzerime aldığım vazifedir. Hem yaygın hem de örgün olarak din ve ahlak öğretim ve eğitimi hakkında yazdıklarım da bir kitap olacak kadardır. Bu yazı serisinde yeri gelince diğer okullardaki seçmeli din derslerinin durumu ve problemlerine de değineceğim.

Bundan önceki yazıda imam hatip okullarının maruz kaldığı ayrımcılık ve haksızlıkları hatırlatmış, o günlerde oldukça mütevazı taleplerimizin bile karşılık bulmadığını, nihayet AK Parti iktidara gelince bu okulların önlerinin açıldığını ve umulanın üstünde fiziki imkanlara kavuştuklarını ifade etmiştim.

Şimdi bazı rakamlar verelim:

- 2002-2003 öğrenim yılında toplam Anadolu İHL öğrenci sayısı 64 bin 534.

- 2016-'17'de sayı 516 bin 717.

- İH liselerinin 2003'te sayısı 440, 2016'da bin 400.

- 2013'te İH ortaokulu öğrenci sayısı 94 bin 467.

- 2016-'17'de 662 bin 193.

2016 yılı Ekim ayı itibariyle:

- Anadolu İH liseleri sayısı bin 400.

- Bağımsız ve bünyede İH ortaokulu sayısı 2 bin 785.

- Toplam okul sayısı 4 bin 183.

Bu rakamlar mevcut iktidar döneminde imam hatip okullarının hem öğrenci, hem de okul sayısının, daha önceki iktidarlar döneminde hayal edilemeyecek miktarlara eriştiğini gösteriyor. Bugün devlet bu okullar için ne istenirse onu veriyor ve yapıyor.

Bu, konumuzun maddi tarafı.

Halkımızın keyfiyet ve kemiyet bakımlarından önemli bir kesiminin bu okulları ısrarla isteyişlerinin sebebi ne idi, başka bir deyişle “niçin imam hatip okulları?".

Laikliği din karşıtlığı, hayatta dini asgariye indirme sistemi olarak anlayan iktidarlar uzun yıllar bu ülkenin çocuklarına dinlerini, tarihlerini, medeniyetlerini doğru öğrenme imkanı vermediler. Cebri kültür değişimi politikası gereği çocuklarımızı ve gençlerimizi Batı'ya yönlendirdiler, kendine yabancılaşma ve Batı kültür ve uygarlığını iktibas etme yolunu benimseyip uyguladılar. Bu politika (dayatma ve telkin) din ve kültür genlerimizle uyuşamadı, daha az etkilenen halk kesimi aslını özledi ve aslına dönmenin bir aracı olarak -milli eğitim politikasını, eğitim ve öğretim felsefesini bütünüyle değiştirmeye güç yetiremedikleri için- imam hatip okullarını istedi. Bu okullarda eğitim ve öğretim görecek gençler halkımızın özlediği gençler olacak, diğer okullarda okuyan kardeşlerine de örnek ve rehber olacaklardı.

Batıcılar ile milliciler arasındaki mücadele yüz yıldan fazladır devam ediyor. İmam hatip okulları açıldıktan sonra bu mücadelenin bir meydanı da bu okullar oldu. Öğrenciler ile amaçları arasında başta bu mücadele olmak üzere pek çok engel vardı. Halkın imanı ve azmi okulların maddi ve fiziki gelişmeleri önündeki engelleri yıkıp geçti ve bugün yukarıda verdiğim kemiyetlere ulaştık. Amacın önündeki manevi engeli aşmak ise bir yandan genel milli eğitim politikasına ve sistemine, diğer yandan İH okullarının velileri, yöneticileri ve öğretmenlerine düşen gayrete bağlı bulunuyordu.

Orta öğretimden mesleğe ve yükseköğrenime geçiş konusunda çok önemli eksiklerin, hataların, ıslahat ihtiyacının bulunduğunda şüphe yok ve uzmanların bu konuda yazdıkları ciltleri doldurur. Şu yazıda işaret edebileceğim en önemli kusur:

1. Ortaöğretimden liselere geçişte (TEOG) uygulanan sınav sistemindeki yanlışlar yüzünden eğitim ve öğretimin büyük zarar görmesi, ortaokulların sınava hazırlık kursları halini almış olmasıdır.

2. Öğrencilerin kabiliyetlerine göre mesleğe ve yükseköğrenime yönlendirilmesi konusundaki eksikler ve hatalar yüzünden üniversitelerin halinden memnun olmayan, diploma peşinde koşan, mezun olunca da işe yaramayan öğrenci yığınlarıyla dolmuş bulunmasıdır.

İmam hatip okulları da bu zarardan payını alıyor, ancak okulların amacını gerçekleştirmesinin önünde kendilerine mahsus daha önemli engeller var. Bunları da gelecek yazıya bırakalım.

Kaynak:Yeni Şafak

Bu yazı toplam 1893 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Yorumlar
HALİL TÜRKMEN Psikolog/Rehberlik UZMANI
30 Eylül 2017 Cumartesi 21:33
21:33
TEOG VE SINAV SİSTEMİNİN TEK ALTERNATİFİ VE PANZEHİRİ YÖNLENDİRME Sayın Cumhurbaşkanımızın TEOG'un kaldırılması düşüncesi akılcı, akılcı olduğu kadar eğitim felsefesine uygun radikal bir karardır. Kim ne derse desin… Aslında geç bile kalınmıştır. Eğitime gönül vermiş bir eğitimci yazar olarak beni duygulandırdı ve destekçisiyim. Umarım bu karar sonrası bir yanlışlık yapılıp, öğrencilerimiz farklı bir sınavla, sınav stresi ve kaygısı yaşamaya devam ederek; psikolojileri ve kişilikleri olumsuz etkilenmez. Bu karar eleştirilerin odağı olmaz. Görüşler, düşünceler farklı olabilir. Ancak farklı düşünce ve görüşler doğal olduğu kadar, doğrulara erişilmeyi sağlar. Aklın yolu farklılık taşısa da, sonuçta bilimin yolu tektir. Ben emekli olmadan önce Eğitim Şurası il ve Bölge toplantılarına yıllarca katılarak görüşlerimi paylaştım. İlimizde seminer, panel ve konferanslar verdim. Büyükşehir Belediyesi Kent Konseyi'nde eğitim konusunda görüşlerimi paylaştım. Bazı projelerimden yüzeysel yararlanıldı. 1983 yılında başlayarak 2000 yılında tamamladığım ve 2003 yılından beri GELECEĞİN EĞİTİMİ adlı kişisel sitemde yayımlanan "Çağdaş, Bireysel ve Yönlendirici Eğitim Dizgesi" aşağıdaki url adresinde yayımlanmaktadır. www.geleceginegitimi.com YANILMIYORSAM SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZIN DAHİCE GÖRÜŞÜ BUDUR… KİTABIMDA YÖNLENDİRME BÖLÜMÜNÜ İNCELEDİĞİNİZDE DETAYLARI GÖRECEKSİNİZ. ÜLKEMİZDE BÖLGELER HATTA İLLERİN KOŞULLARINA UYGUN YENİ İHTİYAÇ DUYULAN EĞİTİM PROGRAMLARININ BELİRLENMESİ ZAMANI GELMİŞTİR VE GEÇMEKTEDİR. SINAVIN ALTERNATİFİ BAŞKA BİR SINAV DEĞİL YÖNLENDŞİRMEDİR. YÖNLENDİRME FIRSAT EŞİTLİĞİNE UYGUN OLDUĞU KADAR ADİL BİR SİSTEMDİR. ÖĞRETMENLERİMİZE GÜVENMELİYİZ. ABARTILI NOT VERİLİR GÖRÜŞÜ YÖNLENDİRMEYİ BALTALAMAK İÇİN UYDURULMULŞTUR BU GÜN GELİŞMİŞ ÜLKELERİN BİRÇOĞUNDA EĞİTİMDE YÖNLENDİRME BOYUTU UYGULANMAKTADIR. NEDEN ÜLKEMİZ İHTİYAÇLARI DİKKATE ALINARAK YILLARDIR ARAŞTIRARAK, EMEK VEREREK EĞİTİM DENEYİMLERİMİ BİRLEŞTİRDİĞİM KİTABIMIN III. BÖLÜMÜNDE DETAYLI AÇIKLADIĞIM YÖNLENDİRME YANİ SINAVSIZ GEÇİŞLER ÜLKEMİZDE DE UYGULANMASIN. GEÇMİŞ İKTİDARLAR SÜREKLİ ÖĞRENCİLERİN İSTEDİĞİ LİSE, ÜNİVERSİTE PROGRAMINDA EĞİTİM ALMASINI SINAVLAR YOLU İLE SÜREKLİ ENGELLEMİŞLERDİR. SINAVLARIN TEK ALTERNATİFİ SINAVSIZ İSTEDİĞİ PROGRAMA ÖĞRENCİNİN KAYIT YAPTIRMASIDIR. BUNUN YOLU EĞİTSEL OLARAK ÖĞRENCİLERİN BİREYSEL AYRICALIKLARI DİKKATE ALINARAK ÖNERİLEN 3-4 TÜR LİSEDEN İSTEDİĞİNE ÖĞRENCİNİN KAYIT YAPTIRMASIDIR. BUNDAN TABİİ NE OLABİLİR... SAYIN CUMHURBAŞKANIMIZ YİNE İLERİYİ GÖREREK, SÖYLEDİĞİ İLE TAM BUNU KASTETMEK İSTEMİŞTİR… Sınavın alternatifinin başka bir sınav olması, değişiklik değil aldatmaca ve öğrenciler aleyhine ve TEOG’dan büyük eşitsizlik oluşturmakla kalmayıp, muhalefete eleştiri silahını kendi eli ile vermek olacaktır. Saygılarımla...
Yazarın Diğer Yazıları

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Eğitimle Diriliş Dergisi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.