Yeni Nesil Annelere İthafen / Köşe Yazısı - Emrah KAR

2.6.2018 12:23:58
Emrah KAR

Emrah KAR

 YENİ NESİL ANNELERE İTHAFEN

Toplumda kocaman bebekler var artık. Etrafınızda gördüğünüz 15-20 yaşında görünen bebekler... Bedensel olarak büyük göründüklerine bakmayın, duygusal olarak 5-6 yaşındalar hala. Onların suçu değil ama böyle olmaları. Anne-babalarının suçu tamamen. Özellikle annelerin suçu. Çocuklarımızı o kadar el bebek gül bebek büyütüyoruz ki (hem de 20 yaşına kadar) çocuk bir türlü büyümüyor, sadece fiziksel olarak gelişiyor.

Bebek dünyaya gelir. Korumasız çaresiz ve minnacık bedeniyle... Bedeniyle birlikte ruhsal yapısı da gelişmek için bir çift göz ve bir annelik kokusuna ihtiyaç duyar. Anneyle ilk göz göze geldiğinde ruhsal olarak ilk meyvesini almış bulunur. Ve anne bebeğinin fiziksel olarak da gelişmesi için çabalayıp durur. Bazen ruhsal olarak büyüdüğünü unutur ve sadece fiziksel gelişimine odaklanır. Oysa bebek ruhsal olarak da her temasta biraz daha büyür ve anne ve babayla sürekli vakit geçirmek ister. Çoğu anne duygusal teması çok önemsemediklerinden sadece çocuklarının fiziksel büyümelerini istemekler.

Çocuklarımız büyümeye devam ettikçe her şeylerine yetişme telaşına düşüyoruz. Çocuğun kendi başına yemek yemesi, ayakkabısını giymesi, su içmesi, tek başına oyun oynaması, çağı geldiğinde tek başına yapamayacağını düşünüp sürekli yardım ediyoruz. Bu yardımları her konuda yaptığımız için, çocuk ben yapamam herhalde duygusuna kapılıp artık her konuda bizden yardım istemektedir.

Okula başladıklarında her ödevine yardım etmeye çalışıyoruz. Elbiselerini giymesi gerekirken giydirmeye çalışıyoruz. Bakkala ekmek almaya göndermeye üşeniyoruz. Arkadaşları içinde ezilmesin diye yalnız başına gitmesine izin vermiyoruz. Çocuk arkadaş ortamında fazla kalamadığından özgüveni yeterince gelişmiyor.

Çocuk adına her şeye karar verip en doğrusunu bildiğimizi ve onun iyiliğini düşündüğümüzü zannediyoruz. Oysa çocuk kendisi karar verip sonuçlarına (iyi veya kötü) katlandığında kişilik gelişimi için ilk adımı atmış olacaktır.

Çocuğunuz adına her şeye karar vermeyin. Bazı ufak sorunlar yaşadığında bırakın kendisi çözmeye çalışsın ki büyüdüğünde büyük sıkıntıları da kendisi çözebilsin.

Bırakın da çocuğunuz ayakları üstünde durmayı öğrensin.

Bırakın da çocuğunuz elleri olduğunu fark etsin.(özellikle 6 yaşına kadar ayakkabılarını giydiren, kendi eliyle besleyen anneler için söylüyorum)

Bırakın da çocuğunuz sorumluluk alsın.

Bırakın da çocuğunuz ödevleri kendisi yapsın.

Bırakın çocuğunuzu tek başına yürüsün, koşsun özgürce…

Bırakın da çocuğunuz korkuyla, kaygıyla tanışsın ki ergenlik çağına geldiğinde korkmasın insanlardan, sınavlardan, başarısızlıktan, depresyondan…

Maalesef anneler bırakmıyorlar ki çocuklar duygusal olarak büyüsünler gelişsinler. Sorduğunuzda onların iyiliği için yaptıklarını savunurlar fakat aslında iyilik yapmadıklarını aksine kötülük yaptıklarının farkına çok geç varıyorlar. Sen şimdi tırnağına zarar gelmesin diyorsun fakat büyüdüğünde o kadar çok zarar görüyor ki kendisini savunamıyor. Çocuğunu tosun olarak büyütüp iyi anne olamıyorsun maalesef.

Çocuklarımız üzülerek söylüyorum 20 yaşında olmalarına rağmen kendileri karar veremiyor. Lise mezunu, üniversite mezunu fakat duygusal olarak hala küçük bir çocuk gibiler. Babası ve annesi olmadan karar vermekten korkuyor. Ve içine kapanık bir birey oluyor. Dışarı çıkarsan karar vermek zorunda kalacağı bir durumla karşılaşmak istemediğinden dolayı.

Toplumda tek tip kocaman bebekler var. Karar vermekten, sorumluluk almaktan aciz, robot gibi büyütülmüş, en ufak sorunla başa çıkamayacak, içine kapanık, özgüveni yok denecek kadar az kocaman bebekler… Çünkü anneleri hiçbir zaman adım atmalarına, gelişmelerine, büyümelerine izin vermemiş. Ve anneler de bunun çok geç farkına varıyorlar.

Etrafımızda bu durumdaki anne babalara o kadar çok rastlıyoruz ki şaşırıp kalmamak elde değil. Annelik babalık hiç bu kadar zor olmamıştı. Çünkü bir türlü çocuk büyümüyor ve sen anne olarak bir ömür onun peşinde koşmak zorunda kalıyorsun. Kendi ayakları üzerinde duramadığından senin ayaklarınla her yere gidecek ve sen bir ömür yorulacaksın annesi babası olarak. Eğer izin verseydin zamanında büyümesine gelişmesine, bir ömür rahat edecektin. Bir sorun yaşadığında kendisi çözecekti ve senin haberin bile olmayacaktı. Kendi yeteneklerini, özelliklerini fark edecek ve yetenekleri peşinde özgürce gidip çok başarılı bir birey olacak ve seni gururlandıracak. Asıl o zaman iyi bir evlat yetiştirdiğini fark edeceksin.

Çocuklarımızı 3 yaşından itibaren biraz cesur ve özgür bırakmalıyız. Kendi karalarını verip sonuçlarını gördüklerinde onlara gerekli açıklamaları yapmalıyız. Bırakalım çocuk yaptığını kendisi düşünüp taşınıp sonuçlarını fark etsin. Bunu kendin istedin ve sonucu da bu oldu bir daha yapmak istersen yine aynı sonuç çıkacaktır. Yapmak istersen yapabilirsin. Karar senin diyebilmeliyiz.

Belki de toplumda çok az lider çıkmasının sebebi budur. İzin vermiyor ki anne çocuk karar versin, gelişsin, lider olsun. İnşallah anneler bilinçli bir şekilde; lider olsun, toplumu düzeltsin, mücadele etsin umuduyla evlat yetiştirirler. Sadece iyi bir eğitim alıp bir yerlere gelsin diye değil. İnşallah ahlaklı, dürüst, saygılı evlatlar yetişir de çevreyi, toplumu, dünyayı değiştirmeye başlarlar. İnşallah Selahaddin Eyyubi’ler gibi olması umuduyla evladımızı yetiştiririz ki Kudüsler, Şamlar, Bağdatlar işgal edildiğinde onları kurtarabilecek cesareti ve imanı göğüslerinde taşırlar. Bir anne olarak atacağın küçük bir adım belki de bir toplumun geleceğini belirleyecek büyük bir adımdır. Evlat yetiştirirken gayemizin büyük olması ve iman dolu olması gerekir ki evladımızı sadece bir meslek sahibi olmaktan çok bir gaye sahibi olmasını sağlayabilelim…

Allah yar ve yardımcısı olsun tüm ANNELERİN…

 

Bu yazı toplam 256 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Eğitimle Diriliş Dergisi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.