MODERN ÖZGÜRLÜK / Köşe Yazısı - Emrah KAR

13.11.2017 11:05:25
Emrah KAR

Emrah KAR

 MODERN ÖZGÜRLÜK

Özgürlük kavramı Batı zihniyetinin sıkça kullandığı bir kavram. Özgürlük ile birlikte insan hakları, barış, hukuk, adalet, çocuk hakları gibi kavramları da kullanırlar. Özgürlüğün ne kadar da gerekli olduğunu detaylı bir şekilde anlata anlata bitiremezler. Herkes özgür olmalı, istediğini yaşamalı, istediği gibi giyinmeli, istediği gibi hareket etmeli vb. sloganlarla özgürlüğü dünyaya pazarlamaya çalışırlar. İlk bakışta ne kadar da haklı oldukları herkesçe takdir edilir. İnsana değer verdikleri(!), hatta çocuk haklarını bile gözettikleri(!)  birçok kimse tarafından düşünülür ve inanılır.

Modern dünyanın sınırsız özgürlük anlayışı sınırsız bağımlılıklar üretmektedir. Geleneklerin, inançların, değerlerin sınırlamasından kurtulmayı “özgürlük” olarak empoze eden algı yönetmenleri yeni bir kölelik biçimi oluşturmuşlar; insanların hazza, keyfe, konfora ve teknolojiye bağımlı hale getirmişler.(1)

Gelgelim özgürlük adı altında gerçek niyetlerini anlatmaya. İnsanları kandırmanın en güzel yolu amacı gizlemektir. Amaç gizli olduğunda istediğini elde edebilirsin. Batı zihniyeti alkol, uyuşturucu, fuhuş, teknoloji, kumar oyunları vb. alışkanlıkları özgürlük kavramını kullanarak çok güzel bir şekilde pazarladılar, pazarlamaya devam ediyorlar.

Algı yönetmenleri (yani batı zihniyeti);”Sana alkol satacağım zengin olacağım, lütfen şu uyuşturucuyu al da lüks bir araç alacağım, son model telefonları aldığında ben de paranla tatil yapacağım” vb. cümlelerle elbette istediğine ulaşamayacaktır. Özgür bir bireysin kimse sana karışamaz, istediğin gibi vakit geçirmek senin elinde, son model telefonda istediğin hızı yakalayabilirsin, şu çıkan yeni oyunları denediniz mi çok eğlenceli vb. sloganlar ile ne kadar da masum görünüyorlar. Aklı bir karış havada olan gençlerin bu sloganlara kanması çok da zor olmasa gerek. Zaten anne-babası tarafından kendisini baskı altında hisseden genç bu zihniyetin aşılamaya çalıştığı özgürlük düşüncesine kapılmaktadır.

Özellikle gençlere yönelme sebepleri de basit bir durum değildir. Gençlere yönelmedeki ilk amaç, bir genç alkol kullanmaya başladığında uzun süre ona satmış olacaktır ve uzun süre para kazanacaktır. Bir genç özgürce alkol içtiğini düşünüp uzun süre alkol tüketecektir. Teşvik olması açısından alkol reklamları genelde gençlere yöneliktir. Hatta gençlerin dinlediği müziklerde bile alkol kullanımını teşvik edecek kelimeler bulunmaktadır. Alkol firmaları en çok gençlik dergilerine reklam vermektedirler. Gençlik eğlencelerinde ücretsiz alkol dağıtmaktadırlar. Görüyoruz ki dört bir yandan gençleri kuşatmaktadırlar. Çünkü gençler büyük bir pazarı oluşturmaktadır.

Bir diğer özgürlük kavramı ile pazarladıkları şey teknoloji. Akıllı telefon, bilgisayar, internet, tablet gibi ürünleri hayatımıza koymaktadırlar. İnternette özgürce takıl, özgürce gez, bilgisayarda özgürce oyun oyna, özgürce şarkı dinle, özgürce istediğin filmleri izle vb. sloganlarla gençleri kandırabilmektedirler. Gençler saatlerce sanal alemde vakit geçirip özgürce takıldıklarını düşünmektedirler. Özgürlük kelimesi adı altında gençleri teknoloji bağımlısı yapıp kendilerine bağımlı hale getirmektedirler. Hatta dikkat etmişsinizdir bazı operatörler yaptıkları kampanyalarda özgür kelimesini ve reklamlarında gençleri kullanmaktadırlar. Çünkü en çok kazanç elde edecekleri gençlerdir. Gençler çok hızlı yaşamakta ve çok hızlı tüketmektedirler. Ne kadar çok tüketirlerse o kadar çok para kazanacaklardır. Ne kadar başarılı oldukları maalesef göz önündedir.

Batı zihniyeti insana verdiği değer kapitalist bir değerdir, para getiriyor mu getirmiyor mu? Eğer size satacakları bir şey varsa emin olun onu bir şekilde pazarlarlar. Bir gencin bu amacı fark etmesi zor görünüyor. Aileler bu konuda bilinçli olmalı ve batının bu özgürlük kavramı iyice fark etmelidirler ki önlem alabilsinler.

Batı zihniyeti güzel (!) bir şey söylüyorsa mutlaka kazanç elde edeceği bir durum söz konusudur. Özgürlük kavramı adı altında gençlerimizi yıllardır sömürüyorlar.

Fuhuş, kumar, uyuşturucu, alkol, çocukların cinsel istismarı gibi insanlığı tahrip eden suçların özgürlük ve insan hakları gibi kılıflar altında yasal koruma altına alınması yer altında yuvalanan bu karanlık zihniyetin yer üstündeki legal merkezlerle ilişkisi hakkında önemli ipuçları veriyor.(2)

Bu mücadeleyi vermenin ilk kurallarından biri müfsit (ortalığı karıştırıcı) özgürlük anlayışına direnmekten geçiyor. Sadece kötülüklere değil; kötülüğe götüren yollara ipuçlarına, anlayışlara karşı da duyarlı olmalıyız. Çünkü çocuklarımızı gençlerimizi, erkeklerimizi ve kadınlarımızı şehvet pazarının malları olarak gören bu karanlık güçler özgürlük, eşitlik, insan hakları gibi kavramları istismar ederek emellerine ulaşabiliyor. Bu kavramların istismar edilmesine izin vermek, geleceğimizi bu karanlık güçlere teslim etmek anlamına gelecektir.(3)

Bizim tüm bu ahlaksal çöküntülere karşı uyanık olup, olayın farkına varmamız gerekiyor. Öğretmenlerin büyük bir sorumluluk alıp çalışması gerekiyor. Bilinçli öğretmenler olarak çevremizdeki her bir bireye güzel bir şekilde anlatıp, olayın iç yüzünü göstermemiz gerekiyor. Başta öğrencilerimiz, ailemiz, akrabalarımız, komşularımız, yakın çevremiz olmak üzere herkese bu durumun basit bir özgürlük anlayışı olmadığını açıklamamız gerekiyor. Bir kişiyi bile bilinçlendirebilirsek bu bizim için büyük bir başarıdır. Malcolm X’in ifadesiyle: “Uyanık bir tek kişi bütün uyuyanları uyandırabilir.”

 

Dipnotlar:

1.Mücahit Gültekin, Algı Yönetimi ve Manipülasyon, Pınar Yayınları sh.127

2.a.g.e. sayfa 138

3.a.g.e. sayfa 138

Bu yazı toplam 880 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Eğitimle Diriliş Dergisi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.