SORUMSUZ NESİL NEREYE GİDİYOR?

18.3.2018 00:58:35
SORUMSUZ NESİL NEREYE GİDİYOR?

 SORUMSUZ NESİL NEREYE GİDİYOR? (Sorumsuz Neslin Sorunlu Geleceği)


Evde terör estiren, çocukları hazır ol vaziyette karşısında bekleten anne babalardan; anne babasını parmağında oynatıp kendine hizmet ettiren çocuklara doğru bir değişim geçiriyor, bir uçtan diğer uca, bir yanlıştan başka bir yanlışa savruluyoruz.

Geçen yıl okula gelen bir öğrencimin anne babası, çocuklarıyla önemli sorunlar yaşadıklarını, bilgi ve tecrübelerimizden yararlanmak için özel olarak görüşmek istediklerini söylediler. Yarım saat kadar görüştük. Anladığım kadarıyla çocuk anne babayı tamamen kontrol altına almış durumda.

Çocukluğundan itibaren her isteği yerine getirilmiş olan gencimiz, ergenlik döneminden kaynaklanan sebeplerle iyice zıvanadan çıkmış. İhtiyacı olmadığı halde çok pahalı elektronik cihazlar talep ediyor, yemeğinin odasına getirilmesini, yedikten sonra sofrasının önünden kaldırılmasını, en pahalı markalardan istediği giyeceklerin alınmasını istiyor. Bu istekleri yerine gelmediğinde evde terör estiriyor. Anne baba da aman çocuğumuza bir şey olmasın, evden kaçıp gitmesin, kötü alışkanlıklar ve arkadaşlıklar edinmesin diye bu isteklerini yerine getirmeye çalışıyor. Yani bizim ergen anne babasının duvara tırmanmasını istiyor. Onların da gücü yetse duvara tırmanmaya razılar ama artık buna takatleri kalmadığı için yardım talep ediyorlar.

Çocuklarıyla benzer sorunlar yaşayan belki on binlerce aile var. Bu çocuklar bebekliklerinden itibaren prens ve prenses muamelesi görmüş, bir dediği iki edilmemiş, her istediği yerine getirilmiş ama kendisine hiçbir sorumluluk verilmemiş çocuklar. Artık bu çocuklar büyüdü, ergenlik çağına ve hatta üniversiteyi bitirip hayata atılacak yaşa geldiler. Fakat hayata başlayamıyorlar!

Bu çocukların, küçüklüklerinden itibaren sorunlarını hep anne babaları çözdüğü için sorun çözme becerileri gelişmemiş. Şimdi bir problemle karşılaştıklarında ne yapacaklarını bilmiyorlar. Zorluk çekmedikleri için sabretme ve bunlarla mücadele etme direnci kazanmamışlar. Bu sebeple zorluklar karşısında psikolojik olarak çöküyorlar ve bazıları peynir ekmek gibi antidepresan ilaç kullanıyorlar.

Kendilerini bulunmaz Hint kumaşı zannettikleri için hayatlarının ilk şokunu üniversiteyi bitirip iş başvurusunda bulunduklarında yaşıyorlar. İş başvuruları reddedilip kapılar yüzlerine kapandığında veya başvurusu kabul edilse bile kendisine teklif edilen maaşın, ailelerinin verdiği harçlıktan pek farkı olmadığını görünce şaşkına dönüyorlar. Bunun üzerine peş peşe aldığı yumruklarla sarsılan boksörün durumuna düşüyorlar.

Değişmeleri gerektiğinin farkında değiller. Karşılaştıkları acımasız hayat şartlarının değişmesini bekliyorlar. Bu gerçekleşmeyince de hayata küsüp aylak aylak evde oturmaya başlıyorlar. Nasıl olsa anne babanın yanında kira, fatura, yemek, temizlik derdi yok. İş, güç veya yeterli kazanç olmayınca bir eşin ve çocukların sorumluluğundan korkup evlenmek de istemiyorlar.

Büyük bir toplumsal sorunla karşı karşıya olduğumuz bir gerçek. Bu sorun gelecekteki sosyal hayatımızda, çok daha derinden hissedilecek gibi görünüyor. Yaşadığımız sorunun asıl sorumluları biz büyükleriz. Onlara küçüklüklerinden itibaren kendi ayakları üzerinde durmayı, kendi sorunlarını çözmeyi, kendi ihtiyaçlarını karşılamayı öğretemedik, bu konuda becerilerini geliştirmesine yardım edemedik; onları gerektiği gibi hayata hazırlayamadık.

Çocuklarımıza emek verdiklerinin değerli olduğunu anlatmalıyız. Zorluklarla mücadele ederek kendi ayakları üzerinde durmayı başarabileceğini onlara öğretmeliyiz. Kendi egosunu tatmin ederek değil ancak başkalarının mutluluğuna katkı sağlayarak huzur bulabileceğini anlamasını sağlamalıyız.

Çocuklar daha çok büyükleri rol model alarak davranış geliştirirler. Çocuklarımıza iyi bir eğitim vermek ve onları hayata hazırlamak istiyorsak, biz büyükler doğru yerde durmalı ve doğru davranmalıyız. Biz doğru yerdeysek onlar da oraya geleceklerdir.

Sorumluluklarını bilen ve yerine getiren büyüklerin yanında sorumlu çocuklar yetişir. Temizliğe ve düzene dikkat eden büyüklerin çocukları temiz ve düzenli olur. Tutumlu anne babaların çocukları çoğunlukla israf etmez. İnsanları seven anne babaların insan sevgisi ile dolu çocukları olur. Kediye tekme atan büyüklerin yanında yetişen çocuklar büyük ihtimalle kedilere taş atar. Anne babanın ufak tefek yalanlarını fark eden çocuk yalan söylemekten çekinmez. Kamu malına zarar veren öğretmenin öğrencileri “devletin malı deniz yemeyen keriz” deyip yolsuzluk kralı olur.

Son olarak çocukları için güzel şeyler yapmak isteyen büyüklere üç emir: Doğru yaşayın, örnek olun ve iyi eğitim almalarını sağlayın!
Saygılarımla.

MuhammetYILMAZ
Öğretmen/Eğitimci-Yazar

Bu haber toplam 228 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Eğitimle Diriliş Dergisi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.