Diriliş Kitap Kafe’de Merhamet ve Sevgi Konulu Program Düzenlendi

1.5.2018 11:19:53
Diriliş Kitap Kafe’de Merhamet ve Sevgi Konulu Program Düzenlendi

Diriliş Kitap Kafe’de Merhamet ve Sevgi Konulu Program Düzenlendi

Diriliş Kitap Kafe’de eğitimci Zeynep Durdukoca ’nın konuşmacı olarak katıldığı “Kur’an ve Sünnette Merhamet ve Sevgi” program gerçekleştirildi.

Kuran’ı Kerim tilaveti ile başlayan program Eğitimle Diriliş Derneği Bayan Birimi Başkanı Melek Akgül yaptıkları çalışmalar hakkında bilgilendirmede bulundu. Sezonun yedinci etkinliğini gerçekleştirdiklerini ifade eden Başkan Akgül, Ramazan ayında çalışmalarına kısa bir ara vereceklerini, Ramazan ayından sonra haftalık kitap tahlil çalışmalarının devam edeceğini ifade etti.

Programda Zeynep Durdukoca Hoca’nın yaptığı sunumu özetleyerek istifadenize sunuyoruz:

“Değerli ve sevgili kardeşlerim hoş geldiniz. Gün geçtikçe artan maddi hırslarımız, şahsi isteklerimiz, komplekslerimiz, sanal bağımlılıklarımız yüzünden yaşanmaz hale gelen çağımızda merhamet ve sevgi kavramları aciliyet teşkil ettiğinden bu konuyu seçtim. Burada paylaşacağım bilgiler çoğunuzun malumudur. Amacım bu konuya bir daha dikkat çekmek, farkındalık oluşturmak ve bu vesileyle bir araya gelmiş olmaktır.  Buna vesile olan Melek Hocam şahsında Diriliş Kitap Kafe mensuplarına teşekkür ederim.

Merhamet; esirgemek, acımak, insaflı davranmak, kalp inceliği, gönül yumuşaklığı ve bağışlama anlamlarına gelir. Allah Teâla’nın Rahman, Rahim, Vehhab, Afüvv, Vedud gibi esması merhamet ve sevgi ile alakalıdır ve sadece Rahim sıfatı Kur'an'da 114 yerde geçer. Zaten her surenin başında (Tevbe Suresi hariç) bulunan besmelede de Rahman ve Rahim sıfatları tekrar tekrar zikredilerek rahmetin, merhametin önemine dikkat çekilmiştir. Yaratılışın ilk merhalesi olan ana rahmine düşmede rahim kelimesi rahmetle alakalıdır yani yaratılış da sevgi ile merhametle başlamaktadır. Allah insanı rahmetiyle yaratmakta, bütün yeryüzünü aciz bir varlık olan insana rahmetiyle musahhar kılmakta ve onu manevi karanlıklardan kurtarmak için peygamberler vasıtasıyla vahiy ile nimetlendirmekte, yol göstermektedir. Allah Resulü Allah'ın rahmeti hakkında savaş sonrasında çocuğunu arayıp bulan ve bağrına basan bir kadını göstererek ashabına sorar: ”Bu kadın çocuğunu ateşe atar mı? Ashabı “Hayır!” deyince “Allah kullarına karşı bu anneden daha merhametlidir.” dedi.

Allah peygamberini de insanlığın en şefkatlilerinden seçti. Onu tanımlarken Tevbe 128. ayette “Andolsun ki size kendinizden öyle bir peygamber gelmiştir ki sizin sıkıntıya düşmeniz ona ağır gelir o size çok düşkün, müminlere karşı çok şefkatlidir, merhametlidir.” buyurur. Yine Ali İmran 159. ayette de” O vakit Allah'tan bir rahmet ile yumuşak davrandın. Kaba ve katı kalpli olsaydın etrafından dağılıp gideceklerdi.” buyurur.

Peygamberimizin hayatı bu tanımlamalara uygun birçok örnekle doludur.

Bir sabah namazını çok kısa tutunca sahabe sebebini sorar. O da “Kadınlar safındaki çocuk sesini duymadın mı?” buyurur. Gözümün nuru dediği namazı bile çocuklara merhametinden kısaltan Peygamber Efendimizin ne kadar merhametli olduğu ortadadır. Eşine, çocuğuna, akrabalarına, arkadaşlarına sevgisi, Mekke ehline sevgisi ve insanlara sevgisi dillere destan bir peygamberimiz vardır. Hz Fatıma geldiğinde onu ayakta karşılar, alnından öper, yanına oturtur. Torunları Hasan ve Hüseyin'e de daima sevgi gösterir. Akra Bin Habis onu Hasan'ı öperken gördü. “Benim 10 çocuğum var hiç birini öpmedim.” dedi. Peygamberimiz “Merhamet etmeyene merhamet edilmez.” dedi

“Canım kudret elinde olan Allah'a yemin ederim ki İman etmedikçe cennete giremezsiniz. Birbirinizi sevmedikçe iman etmiş olmazsınız.” diyerek imanın temelini sevgiye bağlamıştır.

Hz. Ayşe kendisine sorar: “Beni seviyor musun?” Peygamberimiz “Evet.” der. Hz. Ayşe yine sorar: ”Nasıl seviyorsun?” Peygamberimiz “Kördüğüm gibi seviyorum.” der. Hz Ayşe yer yer “Kördüğüm ne durumda?” diye sorduğunda “İlk günkü gibi” diye cevap verirdi. Böyle ince muhabbetli bir eş…

Mekke'nin fethine giderken yeni doğmuş yavrularını emziren bir köpek için ordunun güzergâhını değiştirip başına Hz Cuayl’ı diken bir şefkat timsalidir. Yine sahibinden şikâyetçi olan deve için devenin sahibi olan gence  “Allah'ın emaneti olan bu hayvan için Allah'tan korkmuyor musun?” demiştir.

Çocuklarımıza küçük yaşlardan itibaren bitkilere, hayvanlara, insanlara eziyet etmemeyi özen ve dikkatle öğretmeliyiz. Onlara sevgiyi öğretmeliyiz. Çevreye zarar verdiğinde, bir insanı incittiğinde,  empati duygularını geliştirerek aynı acıyı ruhunda hissetmesini sağlamalıyız ki ileride acımasız, kaba biri olmasın. Peygamberimiz gibi âlemlere rahmet olsun. Kurda kuşa, çiçeğe böceğe, yetime öksüze, yoksula miskine sevgiyle baksın, kucak açsın. Bunu ona değer vererek, onu severek, şiddet içerikli filmlerden uzak tutarak sağlayabiliriz.  Eskiden çocuklara resim çiz, dendiğinde çiçekli, evli resimler çizilirken şimdi çocuklar silahlı,  uçaklı resimler çiziyor. Çocuklarımızın bu alışkanlıklarını bırakmalarını sağlamalıyız. Güzel adlarla çağırıp ayağa kalkarak karşılayıp sevgiyle, hoşgörüyle muamele edip yüreğini kuvvetlendirmeliyiz.

Peygamberimizin kendisine 10 yıl hizmet eden Enes’ e davrandığı gibi sevgi ile muamele etmeliyiz. Hz Enes şöyle diyordu:”10 sene hizmet ettim. Bir sefer bana “Niçin böyle yaptın?” demedi, azarlamadı,  kınamadı. Enes'i bir yere gönderdi. Enes oyuna dalıp gitmeyi unutunca ardından geldi “Gönderdiğim yere gitmedin mi?” diye gülümsedi. “Enes çık!” dedi. Buradan da anlaşıldığı gibi bağışlayıcı olmalıyız, affetmeyi abartmalıyız,  sevgide israf etmeliyiz.”

Program Diriliş Kitap Kafe’nin yaptığı ikramla sona erdi.



Bu haber toplam 86 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Eğitimle Diriliş Dergisi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.