Tercihin Psikolojik Temelleri / Köşe Yazısı - Bilal AKGÜL

8.6.2018 08:16:46
Bilal AKGÜL

Bilal AKGÜL

Tercihin Psikolojik Temelleri 

İbni Haldun, Mukaddime adlı eserinde mağlupların psikolojisinden bahseder. Davranışlarından, düşünme şekillerinden, tepkilerinden… Mağlupların, galipleri değerlendirirken onlarda her zaman görünenin ötesinde bir meziyet, yetenek ve istidat olduğuna inandıklarını dile getirir.

Mağluba göre, yenilginin nedeni sadece “karşı tarafın”  maddi üstünlüğü ve gücü ile ifade edilecek bir durum değildir. Maddi üstünlüğün etkisinin yanında mağlupta oluşan yenilgi travmasının boyutu hakkında da önemli veriler sunar. Ona göre mağlup, yeme içmeden giyim kuşama yaptığı tercihlere, kurduğu cümlelere kadar kişilere ve toplumlara rengini veren nerede ise hayatın her ayrıntısında galibi taklit etmeye, ona özenmeye, kendi kültürüne, medeniyetine ve hayat tecrübesine ise aşağılayıcı bir gözle bakmaya neden olan davranışlarda bulunur. 

Yine bu rahatsızlığın olaylarla ilgili tahlilde bulunurken ya da tercihte bulunması gerektiğinde soruna bütünsel bir yaklaşım geliştirmekte problem yaşadığını, çoğu kez bütünden kopuk küçük ayrıntıları veya parçaları çözüm çabalarının merkezine koyduğunu görmekteyiz. Asıl odaktan dikkati kayan kişi ve toplumların hakikate ulaşma serüveni zor ve meşakkatlidir.

Parçacı yaklaşımın ise hakikate ulaşmanın (ya da bütünü anlamanın) önündeki en önemli sorunlardan biri olduğu kanaatindeyim. Bu yaklaşım öyle bir kısır döngü yaratır ki mağlup, yenilgisinin asıl faktörlerini fark edip çözüm üzerine kafa yormak yerine, galibin meziyetlerini sayıp duran bir papağan konumuna düşer adeta… 

*** 

Batı, fiili sömürgeleştirmenin sürdürülebilirliği hakkında olumsuz bir kanaate ulaştığı anda kendi medeniyet anlayışını “yerelde” sürdürebilecek kişilerin arayışına girdi. Öyleki adı-sanı yerel görünmekle birlikte zihni, hayat felsefesi Batı’nın güdümünde olan bir kitlenin oluşmasına, bu kitlenin toplum içinde hatırı sayılır bir “düzeye” ulaşmasına ön ayak olduğunu görmekteyiz.

Bunlara Batı’nın içimizdeki Truva Atları demek abartı olmazsa gerek. Yerel motifler ve renklerle bezenmiş, yerel kültürün sloganlarına ve sembollerine vakıf sömürgecilerin ileri kolları… Şekilsel olarak yerel, öz olarak, asıl olarak, hayata bakış felsefesi olarak Batılı… 

*** 

Bugün Doğu’nun Batı medeniyetine bakışında son yüzyılda yaşadığı yenilgilerin, uğradığı kayıpların toplumun belli bir kesiminde bahsi geçen travmanın izlerine rastlamak mümkündür. Stockholm Sendromunun farklı bir versiyonu olan yenilgi travmasına… 

Yazımızı Daryus Şayegan’dan bir alıntı ile bitirelim: 

"Batılılaşma, pek çok kez söylediğimiz gibi, Batı uygarlığının gerçek niteliğinden habersiz olmaktır. Bu bilgisizlik, durumun dış yüzünü özüyle karıştırmamıza, Batı uygarlığının görünümlerini onun teknolojik ürünlerinin şaşırtıcı kullanışlılığıyla sınırlamamıza ve bu ilerlemenin ardında cereyan eden düşünceden gafil olmamıza neden olmaktadır.  

Bu gaflet ve bu uygarlığın itici düşüncesini o düşüncenin pratiğinden ayırd etmemek, bizi deneyimimizin sadece uygulamalı bilimlerin kullanımı çerçevesinde gerçekleşmesine ve sözkonusu bilimlerin kaynağına yol bulamayışımıza neden olmaktadır.  

Bu müthiş çarkı döndüren kaynakla irtibat kurmamız mümkün değildir. Çünkü onun ortaya çıkışına yol açan değişimde bizim payımız yoktur. Biz onunla karşılaştığımızda bu büyük çark çoktan harekete geçmiş ve bizi de dişlilerinin arasına almıştı. Batı düşüncesinin itici kaynağına yol bulamayış hayranlığa yol açar, bu hayranlık da zihinsel felce. Zihinsel felc de yaratıcı güçlerimizi her alanda durdurarak düşünce yolumuzu tıkar. Bu düşünce çıkmazı, düşüncenin muhtemelen kendisine açık olan iki yolda da yani Batı düşüncesinin itici gücü ve ulusal hatıranın kaynağıyla bağlantı yolunda seyretmesine izin vermez. Batı düşünce dairesine yol bulmaktaki aczimiz, ulusal hatıramıza sırt çevirmemiz ve o mirasa yabancılaşmamız, kelimenin tam anlamıyla ne İsa'ya ne de Musa'ya yaranmamıza yol açar." (Batı Karşısında Asya, Daryus Şayegan)

Bu yazı toplam 247 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Eğitimle Diriliş Dergisi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.