KAHTA’DA ADABI MUAŞERET PROGRAMI DÜZENLENDİ

26.2.2018 19:47:33
KAHTA’DA ADABI MUAŞERET PROGRAMI DÜZENLENDİ

 KAHTA’DA ADABI MUAŞERET PROGRAMI DÜZENLENDİ

Adıyaman’ın Kahta ilçesinde Eğitimle Diriliş Derneği tarafından Adabı Muaşeret konulu program düzenlendi.

Eğitimle Diriliş Derneği’nin Bayan Birimi tarafından Diriliş Kitap Kafe’de düzenlenen Adab-ı Muaşeret konulu programa dernek üyeleri, öğrenciler ve bayan vatandaşlar katıldı.

Programa konuşmacı olarak katılan Eğitimle Diriliş Derneği Bayan Birimi Başkanı Melek Akgül Bellibaş, Adab-ı Muaşeret konusunun günümüzün kanayan bir yarası durumunda olduğunu belirterek Adab-ı muaşeretin görgü kuralları olduğunu bilindiğini ancak bu görgü kurallarının Kur’an ve sünnete göre nasıl uygulanması gerektiği konusunda sıkıntı yaşandığını vurguladı. Başkan Melek Bellibaş, “İslam’da yaptığımız her hareketin, her davranışın bir usulü, bir adabı vardır. Yemek yemekten evlenmeye kadar her şeyin nasıl yapılacağının adabını biz İslam’da bulabiliyoruz” dedi.

Başkan Bellibaş, “Adab-ı muaşeretin İslam’da temel iki kaynağı vardır. Bunlar; Kur’an ve sünnettir. İslam’dan önce yani Cahiliye Dönemi’nde kadın hor ve hakir görülen bir durumdaydı. Aynı zamanda kadın, normal evlenme hakkına da sahip değildi. İslam getirmiş olduğu ilahi nizam ile kadının, pazarda elden ele dolaşan bir mal olmadığını, kadının da evlenme konusunda söz sahibi olduğu fikrini insanlarda yerleştirmiştir. Günümüzde bazı bayanlar ve erkekler eş seçimlerinde ne yazık ki adaylarının fiziksel özelliklerine ve maddi imkânlarına takılıyorlar. Oysaki Kur’an’ın edebiyle edeplenmiş Hz. Muhammed (Sav) bizlere eşlerin dindar olanını seçmemiz konusunda uyarıda bulunmuştur. Nisa Suresi’nin 34. Ayet’inde ‘İyi kadınlar itaatkar olanlardır. Allah, kendi haklarını nasıl korumuşsa onlar da öylece kocalarının haklarını koruyanlardır.’ Ayeti gereği, kadınların eşlerine karşı itaatkar olmalarını ve aynı zamanda aile sırlarını muhafaza etmeleri gerektiği belirtilmektedir” şeklinde konuştu.

Bellibaş, “Günümüzde aileler ve akrabalar ailevi problemlere çok müdahale ediyorlar. Oysaki Hz. Muhammed’in ‘Konuştuğun zaman ya hayr söyle ya da sus.’ hadisi gereği ailelerin sadece yapıcı rol üstlenmeleri gerekir. Bayanlar, kayınlarının ve kuzenlerinin mahremi olmadıklarını çoğu zaman unutuyor. Oysaki bu iki grup Nur Suresi 31. Ayet’te, kadının mahremleri olarak sayılan kişilerin arasında yer almıyor. Bu anlamda dikkatli olmamız gerekmektedir. Günümüzde her ne kadar eskisi gibi komşuluk ilişkileri olmasa da, bizim komşuluk ilişkilerimizde de şu hususa dikkat etmemiz gerekiyor: komşularımız arasında ayrım yapmamamız gerekiyor. Nisa Suresi 36. Ayet’te Cenab-ı Hak, anne babaya insandan sonra komşuya ihsanda bulunmayı emretmiş. Bu anlamda bizim komşularımıza ihsanda bulunmaya özen göstermemiz lazım. Hz. Muhammed (Sav), ‘Mal ve evlat dünya hayatının süsüdür.’ diyerek anne babaya göre çocuğu en güzel şekilde tasvir etmiştir. Ebeveynler, çocuklarına karşı fıtraten bir sevgiye sahiptirler. Ve bu sevgilerinin dozunu çok iyi ayarlamaları gerekir. Yoksa felaketlere sebep olabilir” ifadelerini kullandı

 



Bu haber toplam 339 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Eğitimle Diriliş Dergisi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.