Davasını Ciddiye Almayanın Neyi Ciddiye Alınır? / Köşe Yazısı - Salih ESKİTAŞ

11.12.2016 20:59:59
Salih ESKİTAŞ

Salih ESKİTAŞ

 Davasını Ciddiye Almayanın Neyi Ciddiye Alınır?

Kahramanlar bir bir düşerken toprağa, toprak kana doyma seviyesine gelmişken ve kelimelerimiz tükenirken bir bir, dünya bizim için tam olarak neye tekabül eder dostum?

“Gitme!”, derken hayatın sarsıcı, şeytanın ayartıcı yanlarını ciddiye alarak söyledim dostum, daha doğrusu söyleyemedim. Kelimelerim aciz kaldı.

Nice cümleler devşirdik, aşktan arta kalan kavgalarımızdan.

Nice acılar yutkunduk, hal dilinin esareti dışında…

Biliriz, çölün en ücra bir köşesinde bir yudum suyun anlattığı adanmışlığını Ebu Zer’in.

Biliriz, hayatın en tehlikeli bir anında dahi, karşılığı ancak ölüm olabilecek bir sevda tutkunu olan Ali’yi…

Sonra dostluğa sadakatin zirvesi olan Ebu Bekir’i…

Aşkla cesareti mecz etmiş olan Ömer’i…

Aşkın hamisi Osman’ı…

Ve biliriz kuru akıl sahiplerinin Ebu Zer’in aşkına yabancılığını.

Bir avuç suyu aşka değil, akla havale etmenin dayanılmaz hafifliğini.

Sonra çölün sabır taşını çatlatan zorluğunu ve bu zorluğun aşkı bileme maharetini…

İskilipli ’nin bir kâğıtta somutlaşan hayatın tüm yanlarını buruşturup çöpe atmasını…

Zalime karşı dik duruşun numuneyi timsali, Mısır zindanlarının piri fanisi Seyyid’i…

Sonra, 15 Temmuz’da, “ölümüne, ölümüne” batılın tüm kirliliklerine meydan okuyanları…

Ve sormayın bir avuç dünyaya bin bir kılıfla bağlananları.

Sadakat eylemi yerine, eyleme sadakat kılıfı telaşında olanları.

Sormayın, Ömer’i diline dolayan korku bezirgânlarını.

Cesaret kılıfında korku pazarlayanları…

Biline ki aşk ciddiyettir. Ciddi olmayanın, ciddi davranamayanın aşkı ancak platoniktir.

Aşk fedakârlıktır. Hayatın tüm kirliliklerine bulaştıktan sonra, kalan zamanın verildiği şey aşk değildir.

Olsa olsa çer-çöptür.

Vicdan azabını soğutma telaşesidir.

Aşk adanmaktır. Hesap adamından aşk adamı çıkmaz. Bu böyle biline.

Dengeleri gözeten, “ne şiş yansın ne kebap” safsatasına boyun bükenden aşk adamı çıkmaz,

Dava adamı hiç…

Dava adamı için hayat bir kefenden ibarettir aslında. Bir parça bez, birkaç düğümlük…

Hayat yükü ne kadar az olursa, aşkın gücü o kadar yüksektir, biz “kitap ”tan böyle biliriz.

Fazlalığa tamah edenin, tamah ettiğini davaya yamayanın hali nicedir gülüm.

İlk ve son söz:

“De ki: "Eğer babalarınız, çocuklarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, az kâr getireceğinden korktuğunuz ticaret ve hoşunuza giden evler, sizlere Allah'tan, O'nun Resul’ünden ve O'nun yolunda cihad etmekten daha sevimli ise, artık Allah'ın emri gelinceye kadar bekleyedurun. Allah, fasıklar topluluğuna hidayet vermez.”(Tevbe 24)

Bu yazı toplam 2610 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Eğitimle Diriliş Dergisi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.