Bostan’dan Hareketle Hali Pür Melalimiz / Köşe Yazısı - Bilal AKGÜL

20.2.2018 21:46:06
Bilal AKGÜL

Bilal AKGÜL

Bostan’dan Hareketle Hali Pür Melalimiz

Benliklerin evrensel bir özelliğinin olmadığına dile getirir Kemal Sayar. Ona göre benlik, toplumun geleneklerinin, kültürünün bir ürünü ve sonucudur. Haliyle ancak yerel benliklerden bahsetmek mümkündür.

İslam klasikleri, oluşan benliklerin arka palanı, kültürel ve geleneksel altyapısı hakkında önemli veriler taşır. Devasa bir hazine, bir birikim sunar bizlere.

Klasiklerimizi salt bir öğüt yahut nasihat kitabı olarak görmek, hele hele geçmişin gelip geçen masalları olarak alayvari bir yaklaşım geliştirmek, söyleyenin salt cahilliği-bilgisizliği ile geçiştirilecek bir durum değildir.

Bu tür bir yaklaşımın daha derin travmatik bir rahatsızlığa işaret ettiği kanaatindeyim. Kendi kültürüne, kendi değerlerine, bilinçaltı okumaları yapıldığında kendi inancına karşı travmatik bir aşağılık komplesi… Alenen yapılan bir eleştirinin kendi içinde bir tutarlılığından bahsetmek mümkünken, bu türden ”tarafı” net görünüp içten içe “karşı tarafa”  kol kanat olan bir yaklaşımın, bir duruşun travmatik bir ruh haline sebebiyet vermesi içten bile değildir.

Bu teşhisi güçlendiren etkenlerden biri de çoğu kez eleştiri yapılan hususla ilgili ya hiçbir okumanın olmaması ya da okumanın sathiliği-yüzeyselliği aşamayan bir özellikte olmasıdır. Olabilecek en ağır eleştiriyi yaptığı zaman dahi herhangi bir araştırma, bilgilenme gereği duymayanın en hafif deyimle aklında zorunun olması gerekir.

Şeyh Sadi Şirazi, sahip olduğu edebi üslupla şüphesiz medeniyetimizin eşsiz şahsiyetlerinden biridir. İnsanın kâmilleşmesinin önündeki engelleri olabilecek en güzel bir şekilde ifade eden bir şair.

İnsanı tanıma ve dosdoğru yol-istikamet üzere olma ile ilgili Şadi Şirazi’den birkaç not paylaşmak istiyorum:

 *****

“Erlerin sözünü erlikle dinle. Sadi’den değil, Sühreverdi’den dinle. Benim mürşidim Şehabüddin Sühreverdi,  gemiyle yolculuk ettiğimiz bir gün bana iki nasihat vererek şöyle demiştir:1-Bedbin (kötümser)lerle bir arada bulunma. 2-Kibirli ve egoist olma”

 *****

“Elbise, insanın vücudunu örtmesi ve rahat ettirmesi içindir. Bundan fazlası süs ve lükstür.”

 *****

“Karıncanın önünden dane kapan kuş, alçaktır.”

 *****

“Nefsini naz ve eğlence ile beslersen düşmanını kuvvetlendirmiş olursun.”

 *****

“Kötülük ettin, iyilik arama. Her ağaçtan üzüm bekleme. Sonbaharda arpa eken kimse ürün biçme zamanı buğday elde edemez. Zakkum ağacını canınla beslesen ondan meyve alamazsın. Ebucehil karpuzu hurma vermez. Ne ekersen onun meyvesini bekle. ” Üstad Sadi’nin bu güzel vurgusu günümüz insanının içinde bulunduğu çıkmaza da ne güzel işaret ediyor. Dünyayı sırtında taşıma çabasında olan günümüz insanı, mutluluk ve izzeti yanlış yerde aramayı sorgulamak yerine, ortaya çıkan olumsuz sonuca “şerh” düşme, açıklama yetiştirme telaşesine girmektedir. Bunun da kişinin içine girdiği durumu daha çetrefilli hale getirdiği görülmektedir.

 *****

“Uzağı gören insanlar kimsenin gönlüne kin tohumu ekmez.”

 *****

“Tecrübeli, yaşlı ve bilgili kimselerin reyinden dışarı çıkma. Tunç duvarlı kaleleri gençler kılıçlarıyla, yaşlılar tedbirleriyle yıkarlar.”

*****

“Alçak kimseye yumuşaklıkla, tatlılıkla söz söylersen onun kibri, azameti artar.”

*****

“Hakikat süslü bir saraya, heva ve heves ise toza, dumana benzer. Bilirsin ki toz-duman kalktığı zaman, göz sağlam da olsa bir şey göremez.”

 ******

“Ey Sadi! Hak yolunun yolcuları kendilerini büyük görmedikleri, benlik iddiasında bulunmadıkları için şerefçe meleklerden üstün olmuşlardır.” Üstad Sadi’nin burada insanın üstünlüğüne klasik yaklaşımlara ek olarak kibir ve benliği eklemesi çarpıcıdır.

 ******

“Hırs ile dünyayı dolaşana haber ver ve de ki: İnsanı kanaat zengin eder. Ey bir yerde durmayan, sebat etmeyen, rızık için didinip duran, koşan kimse! Sakin ol. Yuvarlanan taş üzerinde ot bitmez.”

 ******

“Fazilet ve marifet sahibi bir insanın kusur bulmaya çalıştığını hiç işitmedim.”

Şeyh Sadi’nin Bostan’ı, her daim elimizin altında olması gereken, boşluk, sıkıntı, kriz dönemlerimizde tekrar tekrar okumamız gereken bir eser. Selam ve dua ile. 

Bu yazı toplam 322 defa okunmuştur
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları

İMSAKGÜNEŞÖĞLEİKİNDİAKŞAMYATSI
04:2205:4411:4514:5817:3418:49

Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Eğitimle Diriliş Dergisi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.